Neden sessiz bu ülke?

tarafından
247
Neden sessiz bu ülke?

Yeni adli yıl açılışından bir gün sonra, bir kadın avukatın, İstanbul Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü Araştırma Büro Amirliğinde, bir komiser tarafından dövüldüğü, kadın avukatın şikâyeti üzerine soruşturma başlatıldığı, dayakçı komiserle birlikte 4 polis memuru ile temizlikçi bir kadının gözaltına alındığı haberlerini yazılı, görsel basından öğreniyoruz.

İlk bakışta görsel basında gördüklerimiz, yazılı basında okuduklarımız karşısında dehşete kapılsak da,  dayakçı komiser ile 4 polis memuru ve beraberinde temizlikçi kadının gözaltına alındığını öğrenince “ Çok güzel, polis ve yargı gereğini yapıyor, devlet işin peşini bırakmayacak” diyerek rahatlıyoruz; ama o da ne? Durun bakalım. Televizyon haberlerini izlerken dayakçı komiserin odasında yapılan aramalar sırasında yeniden dehşete kapılıyoruz.

Gasp büro amirliğine bağlı ekipler dayakçı komiserin odasında arama yaparken bulunan suç aletleri arasında beyzbol sopaları, mınçıka, 3 adet değişik çap ve marka silah var.  Sonra bir bakıyorsunuz, araştırma büro amirliğinde çalışan diğer polisler aramada ele geçirilen yasa dışı malzemeler karşısında şaşırmıyor, üstelikte arama yapan gasp büro amirliği polislerine tepki gösteriyorlar.

Şimdi” Ne var, ne olmuş?”  Bu ülkede bir kadın avukat ilk kez mi dayak yiyor? Bu ülkede çok daha kötüleri yaşanmadı mı diyebilirsiniz. Kısmen de haklısınız;   ancak bu kez durum farklı, bu kez yaşanan çirkin olayı bütün Türkiye televizyonlardan izliyor. Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü Araştırma Büro Amirliğinde dövülen kişinin sadece bir kadın avukat olmadığını; dövülenin aslında adalet, hak, hukuk, insanlık olduğunu görüyor. Evet , Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü Araştırma Büro Amirliğinde dövülen ne sadece bir kadın, ne sadece bir  avukat ne de sadece bir kadın avukattır. Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü Araştırma Büro Amirliğinde dövülen haktır, dövülen hukuktur, dövülen insanlıktır,dövülen vicdandır!

Peki, Türkiye Barolar Birliği, barolar ne yapıyor, neden suskunlar? Kadın hakları savunucuları, kadın dernekleri neden hiçbir tepki vermiyor?  Nerede cumhurbaşkanı, Yargıtay başkanı, içişleri bakanı? Daha bir gün önce yeni adli yıl açılışında hemen hepsi aynı konuya vurgu yapmamış mıydı? İnsan hakları, hukuk, adalet vs. önceliğimiz olacak dememişler miydi?  Neden bir çift sözlerini duymadık, neden sessiz bu ülke?

Bir kadın avukatın emniyet müdürlüğünde dövülmesi, bir komiserin emniyet müdürlüğü odasında yasa dışı silah benzeri şeyler bulundurması,  o emniyet müdürlüğünde çalışan diğer polislerin, emniyet müdürlüğünde kadın avukat döven, odasında suç aletleri bulunduran komisere değil de, aramayı yaparak suç aletlerine el koyan polislere tepki göstermesi çok basit, çok sıradan bir olay mı?

Cumhurbaşkanının İçişleri Bakanına, İçişleri Bakanın İstanbul Emniyet Müdürüne, Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürüne “ Neler oluyor Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğünde? Bir komiser, bir avukatı üstelik bir kadın avukatı nasıl dövebilir? Bir komiserin emniyet müdürlüğü odasında beyzbol sopaları, mınçıka, üç adet değişik çap ve marka silah ne arar, soruşturma yapan, şüphelinin odasında arama yapan polislere kimler, nasıl tepki gösterebilir ” sorularını sorması gerekmez mi? Neden sessiz bu ülke?