Takıntılar bir tarafa bırakılmalı

tarafından
221
Takıntılar bir tarafa bırakılmalı

Şu an yazdıklarımı okumaya başlayan bir grup çokbilmiş sıralamaya başlayacaktır; sen nasıl demokratsın, demokrasi tanımı böyle mi vs vs. Tabii herkes istediğini düşünebilir, istediği talepte bulunabilir. Amma velakin kişinin kendisini nasıl tanımladığı önemli…

Önümüzdeki yerel seçimler ile ilgili hazırlıklar başladı. Kimisi belediye meclis üyeliğine aday adayı kimisi de belediye başkan aday adayı. Elbette ki demokrasilerde adaylık konusunu yasal koşullar dışında kimse sınırlayamaz. İsteyen istediği yere aday adayı olabilir; ancak her aday adayının da baştan şunu bilmesi gerekir; seçilecek belediye meclis üyesi sayısı belli. Belediye başkanı zaten her il ve ilçe için bir tane seçilecek; yani herkes aday adayı olduğu makama aday olamayacağı gibi aday olanların da hepsi kazanamayacak.

Şimdi gelelim konumuza. Gerek belediye meclis üyesi adayları, gerekse belediye başkan adayları nasıl belirlenmeli? Yazıyı okuyan aday adaylarımızın tamamının koro halinde ön seçim dediğini duyar gibiyim. Doğrudur şartlar oluşmuşsa; yani nitelikli üye dediğimiz üyelerle ön seçim yapılacaksa eyvallah. Ama… Partinin yolunu dahi bilmeyen, il, ilçe başkanlarını tanımayan, milletvekillerini bilmeyen, apolitik, ne partiyle ne de partiliyle hiçbir bağı olmayan birilerinin, bir şekilde yazdığı üyelerle olacaksa hayır! Ben kendi adıma böyle bir ön seçimi kabul etmiyorum.

Öncelikle ön seçim olacaksa da, olmayacaksa da adaylarının tamamı komisyon denetiminden geçmelidir. Örneğin; aday adayı olan kişi görevde ise yani belediye meclis üyesiyse ya da belediye başkanı ise görev yaptığı dönemle ilgili karnesinin iyi olması lazım; ismi zikredildiğinde o kişinin hizmetleri anlatılmalı, kamuoyunda karşılığı olmalı, örgüt tarafından sahiplenilmelidir. Sadece başarılı hizmette bulunması yeterli değil, sadece kamuoyunda karşılığı olması da, sadece örgütte tabanı olması da. O adayın yeniden seçim kazanması için bu üç gereklilik de sağlanmalıdır. Başka türlü seçim kazanamaz.

Adayları belirleyecek olan komisyon, yeni aday olacak kişilere  şu soruları sormalıdır.  Nereye, neden aday olmak istiyorsunuz? Aday olmak istediğiniz bölgenin hizmette kusurlu ya da hizmette eksik olan yerleri nelerdir? Siz bu kusur ya da eksiklikleri nasıl gidereceksiniz? Aday olmak istediğiniz yer ile ilgili kanunları biliyor musunuz? Örneğin belediyeler kanununu biliyor musunuz? Talip olduğunuz makamın görev, yetki ve sorumluluk alanlarını biliyor musunuz? Aday olursanız nasıl bir propaganda yöntemi uygulayacaksınız; yani halka kendinizi nasıl ve hangi yöntemlerle anlatacaksınız? Gerekli bütçe, gerekli ekibiniz var mı?  Benim şu projem alkışlanır diyeceğiniz bir projeniz var mı?

Evet, adaylar nasıl belirlenmeli sorusunun cevabını sanırım kendimce verdim. İlle de ön seçim ya da ille de atama diye bir takıntıya kapılmamak lazım. Örneğin bir belediye başkanı ya da meclis üyesinin hizmetleri akılda kalıcı ise yapılacak kamuoyu araştırmalarında karşılık buluyorsa, parti tabanında yapılacak temayül, ön seçim ya da merkez yoklamasının birinde ön plana çıkıyorsa aday gösterilebilir.   Ya da tam tersi durumda örneğin meclis üyesi; meclis üyeliği boyunca göze görünür hiçbir şey yapmamış ise bu kişi hiçbir şey yapmadan; yani ne kamuoyu araştırması, ne temayül yoklaması ne de ön seçim yapılmadan direk elenmelidir. Keza belediye başkanı da… Görevde olduğu süre içerisinde yaptığı hizmetler, belediyeyi teslim aldığı bilanço ile şimdi ki bilanço arasında olumsuz önemli derecede farklar varsa, kamuoyu araştırmasında karşılık bulamıyorsa, örgütte sahiplenme yoksa direk elenmeli, başka aday üzerinde çalışılmalıdır.  O başkan asla seçim kazanamaz.

Kısaca önce kim nereye, neden aday olmak istiyor. Aday olmak istediği makamın yükünü taşıyabilecek eğitime, bilgiye, donanıma sahip mi? Aday olmak istediği bölgenin eksikliklerini ya da kusurlarını belirlemiş, bu kusurları ortadan kaldırabilecek, eksiklikleri giderebilecek çalışmalar hazırlamış mı? Aday olduğu makamın yasal görev ve sorumluluklarını, yetkilerini biliyor mu? Kadrosu var mı? Kamuoyunda ve parti tabanında karşılığı var mı? Bütün bunlar belirlenmişse atamanın hiçbir sakıncası yok.  Bu soruların cevapları alındıktan sonra ön seçim mi? Evet! İşte o zaman ön seçim amacına ulaşır.  Tersi ise fiyasko olur.

Not: Bir de şu olmazsa bir daha partiye oy vermem, bu olmazsa bir daha partiye oy vermem diyen sözde seçmen için de sadece “ Hala durumun farkına varamamışlar “ diyeceğim, kusura bakmasınlar.