Hadi hayırlı olsun yeni adli yıl

tarafından
242
Hadi hayırlı olsun yeni adli yıl

Malumunuz dün adli yıl açılışı yapıldı. Cumhurbaşkanından adalet bakanına, adalet bakanından Yargıtay başkanına, Yargıtay başkanından il başsavcılarına, valilere kadar hemen hepsi bir takım açıklamalar yaptı, temennilerini dile getirdiler. Bu açıklamalardan birkaçının özetine şöyle bir bakalım.  Cumhurbaşkanından başlayalım isterseniz?

Diyor ki “Bizler, ülkesinin ve milletinin birliğini, dirliğini, bekasını gaye edinen, adil bir şekilde hüküm veren, gerçek anlamda bağımsız ve tarafsız bir yargının işleyişini güçlendirme konusunda kararlıyız. Bir kez daha hatırlatmak isteriz ki ‘cihana adalet armağan etmek için’ yola çıkan bu millete hizmet eden tüm yargı mensupları, tarafını daima ‘hukukun üstünlüğünden’ yana seçmek zorundadır. Yargı mensuplarının tamamı, adalet sancağını, her hal ve şart altında dimdik ayakta tutacak cesarete sahip olmalıdır.

Sayın Cumhurbaşkanının sözleri oldukça güzel, güzel; ama uygulamaya geçen yargı mensupları olursa oldukça sıkıntılı bir dönem başlayabilir diye düşünüyorum.   Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit ise şöyle bir cümle kurmuş:

“Bir yabancı devlet vatandaşının İzmir’de tutuklanması ve yargılanmasına ilişkin kararları verecek tek ve mutlak güç, yargı yetkisini Türk milleti adına kullanan bağımsız ve tarafsız mahkemelerdir.”  Sayın Cirit neden böyle bir cümle kurmaya ihtiyaç duymuş? Kamuoyunun bu konuda şüphesi olduğunu mu düşünüyor(?) bilmek isterim.  Sonra devam etmiş; Yargı etiği, şeffaflık ve topluma karşı hesap verebilirlik ilkeleri, hukuk devletinin ve demokrasinin temel ilkeleridir. İşte bu sebeple mahkemelerin tarihsel süreç içerisinde üstlendikleri yeni rollerin gereğini her zamandakinden daha çok idrak ederek, bu tür hukuk dışı oluşumlara engel olmaları, devletin bekası bakımından kaçınılmaz bir sorumluluktur”. Sayın Cirit’in sözleri çok doğru ve isabetli. Peki, gerçekçi mi?   Peki, gerçekten mahkemeler bu sorumluluğu taşıyor mu(?) orası tartışılır.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün yeni adli yıl mesajı ise şöyle başlıyor:

Yargı mensuplarımız hiçbir zorluk karşısında yılmadan, hukukun ve vicdanın sesinden başka hiçbir harici etkiye aldırmadan bu yeni dönemde de bağımsızlık ve tarafsızlık vasıflarını özenle koruyarak çalışmaya devam edecektir. Bu da güzel, Sayın Gül’ün temennileri de kulağa hoş geliyor. Peki, inandırıcı mı?

Bu açıklamalar, bu temennilerden sonra bir de, bir şehrin başsavcısının açıklaması dikkatimi çekti. Oldukça önemli bir şehrimizin başsavcısı açıklamasında diyor ki:

“Ülkemizin içte ve dışta çok yönlü ve şiddetli saldırılara maruz kaldığı bu dönemde, genelde yargı teşkilatının ve özelde Cumhuriyet Savcılarının tarafı yüce milletimizin ve ilelebet payidar kalacağına inandığımız devletimizin yanıdır”.  Bir başsavcının başka bir tarafta olması mümkün mü? Devletin ve milletin yanında olmayacaksa kimin yanında olacak?

Fark ettiyseniz yeni adli yılın açılışıyla ilgili mesajların neredeyse tamamı aynı içerikte.  Evrensel hukuk kurallarına ve evrensel insani değerlere vurgu yapılıyor. Üstelik neredeyse hepsinde siyasi bir mesaj da var. Peki, yeterince inandırıcı, yeterince samimi mi? Orasını artık kamu vicdanı bilir.

Bu arada dün; yeni adli yılın açılışı sırasında, adli merci ve makamların adalet ve hukuk konusunda böylesine vurgulu mesajlar verdikleri gün Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü Araştırma Büro Amirliğinde bir kadın avukat, bir komiser tarafından polislerin gözü önünde copla dövüldü, silah doğrultuldu hatta korkutma amaçlı silah atıldı. Ne diyelim? Hadi hayırlı olsun, yeni adli yıl.