Anlamakta zorlanıyorum daha doğrusu anlayamıyorum…

tarafından
236
Anlamakta zorlanıyorum daha doğrusu anlayamıyorum…

Ortada bir olağanüstü kurultay talebi var ise olağanüstü kurultay yapılmasına ilişkin siyasi partiler kanununda ve parti tüzüğünde yer alan ilgili maddelere bakılır. Koşullar oluşmuşsa; yani yeterli sayıda imza tüzükte yazdığı haliyle ve yine tüzükte belirtilen sürelerde genel merkeze ulaştırılmışsa olağanüstü kurultay kararı alınır; bu duruma kimse engel olamaz. Yok, eğer yeterli imzaya ulaşılamamışsa olağanüstü kurultay talebi reddedilir. Bu olması gereken süreçtir.

Olağanüstü kurultay talebinde bulunarak bir irade ortaya koyan delege de demokratik hakkını kullanıyordur, olağanüstü kurultay talebini reddeden delege de. Bu iki davranış da ne kadar doğal ve demokratik bir hak ise süresinde fikrini değiştiren, önce kurultay talebinde bulunarak imza veren daha sonra da vazgeçen delege de doğal ve demokratik hakkını kullanıyor demektir.  Bunun aksini dile getirmek doğru değildir.

Olması gereken “sürecin partiyi yıpratmayacak şekilde işlemesidir.” Başlatılan süreçte partiyi zora sokacak, kamuoyunda tartıştıracak, partinin imajını olumsuz etkileyecek her tür davranış ve söylem disiplin suçu oluşturur. Bunu herkesin bilmesi gerekiyor.

Oysa bakıyorsunuz alenen parti suçu işleniyor. Partinin kamuoyunda tartışılmasına neden olunuyor.  Bu arada bakıyorsunuz ilginç bir partili cenahı türemiş. Ben olağanüstü kurultay yapılmazsa bir daha bu partiye oy vermem. Ya da olağanüstü kurultay yapılır da bu genel başkan değişirse bir daha bu partiye oy vermem. Bu nasıl bir anlayış, bu nasıl bir partililik? Bu parti mi önemli, kişiler mi? Kişilerle mi “Partili olur” olduk?  Ne zamandan beri kişiler partiden önemli duruma geldi?  Ne dersiniz arkadaşlar konu tehlikeli boyutlara ulaşmamış mı? Herkesin şapkasını önüne alıp düşünmesi gerekmiyor mu?