Son derece doğal, son derece demokratik bir süreç inanılmaz bir rezalete dönüşmek üzere. Gerek siyasi partiler kanununda, gerekse partilerin kendi tüzüğünde olağan kurultay ve olağanüstü kurultay şartları açık ve net olarak belirlenmişken; olmadık yöntemlerle, parti disiplinini, parti ahlakını ve partili nezaketini bir tarafa bırakarak istediği sonucu almaya çalışanlar unutmayın; partinizin kamuoyunda tartışılır hale gelmesinden siz sorumlusunuz! Partililerin birbirlerine yan bakar hale gelmesinden siz sorumlusunuz!
Derdiniz ne sizin? Bu partinin kamuoyunda tartışılır hale gelmesi sizlere ne kazandırıyor? Bu partinin “ Kendi iç sorunlarını çözemeyen bir parti “görüntüsü vermesiyle elinize ne geçiyor? Baştan itibaren söyledik, yazdık. Bu konu partinin kendi sorunudur ve ilgili kurullar sorunu çözer, konunun kamuoyuna taşınmaması gerekir dedik. Nedir bu rezalet? Bırakın kahvehaneleri, kafeleri semt pazarlarında, marketlerde bile bu konu tartışılıyor. Yakışıyor mu? Yolda yürüyorsunuz ve karşınızdan hiç tanımadığınız insanlar geliyor, bağıra bağıra tartışıyorlar. Birisi diyor “Muharrem İnce adam değil, adam olsa sözünü tutardı genel başkan karşısında aday olmazdı.” Diğeri diyor “Kılıçdaroğlu’ndan hiçbir şey olmaz kaybetmeye mahkûmuz.” Beğendiniz mi yaptığınızı? Kaç kez yazdık, kaç kez söyledik böyle bir girişimin kazananı olmaz. Parti yaralanır. Parti kan kaybeder. Yazık olur bu ülkeye…
Dinleyen kim? Gözlerini öylesine hırs bürümüş ki; kimsenin sözüne aldırdıkları yok. Günler öncesinden 604 imzayı bulduk diye açıklama yapılıyor ve genel merkez “ Buyurun yarın getirin hemen kurultay tarihi belirleyelim, süreç uzarsa parti zarar görür” diyor tık yok. Her gün ayrı bir açıklama “ İmza sayımız yeterli olan sayıyı aştı” diyorlar genel merkez hemen açıklama yapıyor. “Partiyi kamuoyunda tartıştırmayalım, yeterli imzaya ulaştıysa getirin, kurultay tarihi belirleyelim “diyor tık yok. Bu arada da koca koca adamlar, koca koca kadınlar ergen gençler gibi sosyal medyada emoji eşliğinde imza sayıları paylaşıyor. Nerede kaldı parti disiplini? Nerede kaldı parti ahlakı? Nerede kaldı partili nezaketi?
Şimdi de neymiş efendim? Şartlar oluşmuşmuş, kurultay kararı alınmazsa parti yaralanırmış(!) hadi ya(!) Hem demokrasiden bahsedeceksin, hem de kurultay şartları “ Yeterli imza toplanmadan” oluşmadan kurultay kararı alınsın diyeceksin. Nerede kaldı demokrasi? Kurultay toplanması için imza verenin tercihi demokratik tercih oluyor da, hayır kurultayın zamanı değil diyerek imza vermeyenin tercihi anti demokratik tercih mi oluyor? Kurultay toplanması için İmza verince duyarlı, değerli bir delege, imzasını geri çekince duyarsız değersiz delege öyle mi? Siz önce kendinize dürüst, kendinize karşı samimi olun sonra da herkes için, her tercih için demokrasiye sahip çıkın.
Olağanüstü kurultayın şartları bellidir. Manipülasyonla, algı yönetimiyle genel başkanı kurultay kararı almaya zorlamak gayri ahlakidir. Genel başkan ne karar verecek bilmiyorum; ama vereceği her karara saygı duymakla birlikte bana göre imza yeter sayısına ulaşılamamışsa kurultay kararı vermemelidir. Çünkü böyle bir şey kurultay kararına karşı olan delegelere haksızlık olur. Manipülasyona, algı yönetimine teslim olmak olur.
