Bir ülkede yaşanan trafik kazalarındaki oranlamalar( nedenlerine bağlı) o toplumun eğitim, ülkenin de gelişmişlik düzeyini gösterir. Örneğin kırmızı ışıkta yol boş diye geçen sürücünün ya da rahatsız ediyor diye emniyet kemerini bağlamayan kişinin veya sıcak diye kask takmayan motosiklet kullanıcısının eğitim düzeyinin düşük olduğu kabul edilir.
Aynı şekilde eğitim düzeyinin düşük olduğu ülkelerde, ülkelerin gelişmişlik düzeyinin de düşük olduğu bilinir. Örneğin yollar, köprüler yeterli kalitede yapılmadığı için sıcaklarda erimeler, soğuk ve yağışlı havalarda ise çatlamalar ve çökmeler oluşur. Yerleşim yerlerinde doğal afet diye tabir edilen olaylar yaşanır ve can kayıpları yüksek olur.
Örneğin gelişmişlik düzeyi düşük olan bir ülkede orta şiddette bir depremde binalar yıkılır, can kayıpları yaşanır. Gelişmiş bir ülkede ise çok şiddetli depremler yaşanmasına rağmen hem binalarda yıkılma oranları yok denecek kadar az olur, hem de can kayıpları hiç denecek kadar az yaşanır.
Eğitimli insan bireysel ve toplumsal sorumluluk taşır. Yaşanılan her olayda neden sonuç ilişkisini sorgular. Gelişmiş ülkelerde de siyasal iktidarlar aynı sorumluluğu duyar. Neden sonuç ilişkisini düşünür ve sorgular. Eğer iktidar bunu yapmazsa toplum neden sonuç ilişkisini sorgular ve siyasal iktidardan hesap sorar.
Şimdi ülkemize bakalım eğitim ve gelişmişlik düzeyini bu açılardan sorgulayalım. Deprem kuşağında yer alan bir ülkeyiz. Oturduğumuz binaların depreme dayanıksız olduğunu bile bile yaşanan deprem sonrası meydana gelen ölümlere ne diyoruz? Ya da güvensiz koşullarda çalışırken yaşanan iş kazalarında meydana gelen ölümlere ne diyoruz? HES’ler yani Hidroelektrik Enerji Santralleri; kuruldukları bölgelerin doğal yapısını bozduğunu, iklim yapısını etkilediğini biliyoruz. Beklenmedik yağış oranları ile oluşan sellerin sıkça görüldüğünden haberdarız. Çevresindeki topraklarda tarımsal verimliliğin düştüğünü, bölgede hastalıkların arttığını görüyoruz. Ve tüm bunların bilinmesine rağmen, HES’lerin kurulmaya devam edilmesine ve kaçınılmaz son olan sel felaketlerinin yaşanmasına ne diyoruz?
Gelin hep birlikte bakalım. Son günlerde Karadeniz bölgesinde yaşanan sel felaketleri hakkında, yaşanan ölümler hakkında bölge halkı ya da toplum ne diyor, siyasi iktidar ne diyor? Neden sonuç ilişkisi sorgulanıyor mu? Sonuçlardan sorumlulardan hesap soruluyor mu? Yoksa kader, takdir ilahi doğal afet yapacak bir şey yok denilerek geçiştiriliyor mu? Soruların cevapları ülkede eğitimin ve ülkenin gelişmişlik düzeyinin göstergesidir. Sizce eğitim durumumuz nedir? Ülkenin gelişmişlik düzeyi nedir?
