Adalet talebi korkutur mu; korkutuyor işte… İnsanların son derece disiplinli bir şekilde provokasyonlara aldırmadan hak, hukuk, adalet sloganları eşliğinde yürümesi iktidarı oldukça fazla korkutmuş. Cumhurbaşkanından, başbakanına, yandaş yazarından, arpalıkçı yalakaya, Ak- it’lerinden sosyal medya trollerine kadar hepsi saldırıyor. Yok, efendim yolları onlar yapmış da yoksa yürünmezmiş(!) Yok, efendim onların lütfu olmasa adım atılamazmış(!) Yok, efendim FETÖ ile PKK’lılar kol kola yürüyüşte imiş (!) Hangisine cevap verelim?
- O yolları siz yaptığınız için yürüyemeyecekseler; siz de onların kurduğu cumhuriyet ülkesinden def olun!
- On binler sizlerin lütfu ile yürüyorsa engelleyin de görelim!
- FETÖ ile PKK orada kol kola yürüyorsa suç sizlerin değil mi? Neden onlar dışarıda?
Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tek başına başlattığı yürüyüş yirminci gününde elli bin katılımcı sayısına ulaştı. Demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler, sanatçılar, yazarlar, hekimler, hukukçular, işçiler, öğrenciler, kadınlar, erkekler, yaşlılar, gençler kısaca bütün Türkiye orada ve bütün illerden konvoylar hazırlık yapıyor. Milyonlarca insan adalet talebine destek vermek için İstanbul’da buluşacak. Bir ülkede bu kadar terörist varsa ortada devlet yok demektir. Hangisi doğru ,ortada devlet mi yok? Devletin kendisi yalan mı söylüyor?
Yapılan şey, korkunun açığa vurulmasından başka bir şey değildir. Bir ülkede adalete olan güven bitmişse, insanlar adil ve özgür yargı kalmadığına inanıyorsa ve hep bir ağızdan “ adalet!” diye haykırıyorsa bundan korkmamak tam tersine kitlelere adaletin sağlanacağına dair güvence vermek gerekir. Kitleleri suçlamak, aşağılamak yok saymak büyük toplumsal olayları ateşlemek demektir. İktidar çevrelerinden yapılan asılsız suçlamalar, kıçındaki dona sahip olamayanların kitleleri tehdit etmesine neden oluyor. Bu durum da toplumu gerdikçe geriyor…
İnsanlar günlerdir ellerinde dövizler, dillerinde türküler insanca yürüyor. Kimseyi taciz etmiyor, kimseyi rahatsız etmiyorlar. İstedikleri tek şey özgür ve bağımsız yargı; İstedikleri şey adalet… Bu insanların can güvenliğinden iktidar sorumludur. Yol boyunca oluşabilecek provokasyonları engellemek iktidarın görevidir. Artan toplumsal gerilimi düşürmek, kitlelere güven verici açıklamalar yapmak yerine tahriklere seyirci kalmak hatta tahrik edici açıklamalarda bulunmak ülkeyi felakete sürükleyebilir. Herkes; ama herkes konuştuğuna dikkat etmelidir. Bu işin vebali büyük olur!
