Tırnaklarına taş değerse…

tarafından
255
Tırnaklarına taş değerse…

564Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı  “ Adalet” yürüyüşüne destek arttıkça gerilimi arttırma çabası da artıyor. Peki, kimler gerilimi arttırma çabasında? Adalet yürüyüşünde ben de varım diyen hukukçular mı, muhalefet partileri mi, emek örgütleri mi, meslek odaları mı, sivil toplum kuruluşları mı, kadın kuruluşları mı, gençlik kuruluşları mı, sanatçılar mı, yazarlar mı, uluslararası demokratik kitle örgütleri mi? Kimler gerilim peşinde? Adalet talebi ile günlerdir, 40-45 derece sıcaklıkta asfaltta yürüyen insanlar bunlar;  yaptıkları şey belli, kimlikleri belli, talepleri belli… Tahriklere kapılmıyorlar, sözlü tacizlere aldırmıyorlar, kendilerine hakaret edenlere alkışla cevap veriyorlar. Daha ne yapsın bu insanlar?

Bir de bu insanları hedef gösteren, tehdit eden, suçlayan çevreler var. En başta da cumhurbaşkanı geliyor, ardından başbakan, sonra Devlet Bahçeli hemen arkalarında da Doğu Perinçek. Yandaş, yalaka takımını saymıyorum.

Günlerdir ellerinde sadece  adalet yazılı dövizlerle günlerdir yürüyen, bağımsız yargı olmadan adalet olmaz, elinizi yargının üzerinden çekin diye haykıran,  herkes için adalet sloganları atan insanlar hangi mantıkla suçlanır, hangi gerekçe ile suçlanır anlaşılır gibi değil. Anlaşılamadığı için de yürüyüşe katılanların sayısı hızla artıyor.

Peki, böylesine masum, böylesine onurlu, böylesine tutarlı bir talep cumhurbaşkanı, başbakan, Devlet Bahçeli, Doğu Perinçek gibilerini neden rahatsız ediyor? (Yandaş, yalaka takımı önemli değil, onlar işaretle hareket ediyor. )

Cumhurbaşkanı ile başbakan toplumsal muhalefetin gelişip güçlenerek, demokratik hak ve taleplerin yaygınlaşmasından korkuyorlar. Adalet talebi etrafında toplanan farklı kimliklerin, farklı inanışların, farklı siyasi düşüncelerin yaratacağı sinerjinin YSK tarafından gasp edilen milli iradeye sahip çıkmaya dönüşeceğinden endişe ediyorlar. Bunun içinde sürekli gerilimi arttırma peşindeler.

Devlet Bahçeli siyasi hayatının bittiğinin farkında, bulunduğu yerde cumhurbaşkanının desteğine ihtiyacı olduğunu biliyor. Uzatmaları oynanan müsabaka gibi… Müsabakanın hakemi Erdoğan, düdüğü çaldığı an maç biter ve Bahçeli yenilmiş olarak evine döner

Doğu Perinçek; onun için çok fazla şey söylemeye gerek yok, siyasi hayatını bilenler tarafından yaptıkları da yapacakları da normal karşılanıyor, ciddiye alan yok…

Gün toplumsal talepleri dikkate almak, toplumsal beklentileri karşılamak günüdür. Kemal Kılıçdaroğlu ile başlayan adalet yürüyüşü bugün toplumsal çığlığa dönüşmüştür. En başta cumhurbaşkanı olmak üzere devletin tamamı adalet yürüyüşünde olan insanların can güvenliğini sağlamak için seferber olmalıdır. Tahriklerden kaçınmalı, tahriklere izin verilmemelidir. Bugün yüz binlere ulaşan insanlar yarın İstanbul’da milyonlar olacak. O insanların tırnağına taş değerse sorumlusu devlet olur. Bu asla unutulmamalıdır…