“Sabah sabah bu da ne şimdi “dediğinizi duyar gibiyim. Eee sabah sabah alkollü içkilere yapılan zam haberlerini okudum da ondan. Kimi gazetelerde büyük puntolarla haber olarak yer almış, kimi gazetelerde orta sayfalarda. Kimi İnternet sitelerinde de son dakika haberleri olarak. Hem öyle “alkollü içkilere zam mı” bana ne içmiyorum ki diye düşünmeyin.
Birincisi alkollü içki toplumumuzda önemli bir tüketim oranına sahip; ne kadar zam yapılarsa yapılsın tüketilmeye devam edecek. Sadece tüketilen alkollü içkinin kalitesi düşük olacak; yani kaliteli ( güvenli, bandrollü) içki tüketimi geçici süre düşecek; kontrolsüz, denetimsiz, sahte içki tüketimi artacak. Bunun sonunda da kaçak içki zehirlenmelerine bağlı toplu ölüm haberlerini televizyonlarda bolca izleyeceğiz.
İkincisi alkollü içkilere yapılan zamlardan sonra alkolsüz içkilere; yani meyve sularına, sütlere vs. indirim yapılmıyor. Toplumdaki tepkilerin yönünü değiştirmek için önce bangır bangır, bağıra çağıra alkollü içkilere, sigaraya vs. zam yapılıyor. Toplum aynı anda ikiye bölünüyor. Onlar da içmesin canım zıkkımı diyenler; sana ne, senin kesenden mi içiyorum diyenler. Ondan sonra gelsin zamlar…
Evet, gelecek zamlara hazırlıklı olun. Nasıl olacaksanız onu bilmiyorum; ama alkollü içeceklere gelen zamlardan hemen sonra zam dalgasının geldiğini biliyorum. Üstelik toplum şu an hak, hukuk, adalet peşinde kimse farkına varmaz bile. Bir yanda haksız tutuklandıklarını, işlerinden el çektirildiklerini iddia eden on binler, diğer yanda işi için açlık grevinde ölüme her gün biraz daha yaklaşanlar. Fırsat bu fırsat…
