Soru gayet açık; adalet talepleri kimleri korkutur? Cevabı da bir o kadar basit; elbette ki adaletsiz koşulları yaratan, adaletsiz uygulamaları yürütenleri.
Bugün ana muhalefet partisi lideri adalet talebiyle yollarda; zorunlu dinlenme sürelerinin dışında büyük bir kararlılıkla ve inançla yürüyor. Adalet herkes için, her zaman gerekli; toplumsal barış ve huzur için “ adalet” sağlanmalı diyor. Böyle bir talepten kim, neden korkar? Toplumsal barış ve huzurun sağlanması kimi, kimleri neden korkutur? Birileri böylesine onurlu bir talebi neden sulandırmaya, itibarsızlaştırmaya, etkisizleştirmeye çalışır? Çünkü adalet, özgürlük, demokrasi, hak, hukuk gibi talepler bulaşıcı; bulaşıcı olduğu kadar da birleştiricidir. Adalet, özgürlük, demokrasi, hak, hukuk gibi kavramlar farklı siyasi görüşleri, farklı dini inançları, farklı yaşam anlayışlarına sahip insanları bir araya getirir, birlikte hareket etmesini sağlar. Yakın dönemde Haziran olaylarında yaşadığımız gibi bir ateist, bir Müslümanın iftar sofrasını hazırlayabilir, namaz kılarken başında nöbet tutabilir. Aynı şekilde başı örtülü bir kadın, mini şortlu bir kadın için gövdesini siper edebilir panzerlere; yani farklılıklar bir olur haklı talepler karşısında. Adaletsiz koşulları yaratanlar, adaletsiz uygulamaları yürütenler gün geçtikçe yalnızlaşmaya başlar ve öyle bir an gelir ki etraflarında kimse kalmaz. İşte adalet taleplerinden bunun için korkarlar. Gün gelip yalnızlaşacaklarını, gün gelip kaybedeceklerini bilirler.
Şu an yaşadıklarımız bundan ibarettir. Haklı talepler etrafında birleşme artarken, haklı talepleri etkisizleştirmeye çalışanlar yalnızlaşmaya başlamıştır. Farklı siyasi partilerden destek açıklamaları yapılmış, çeşitli emek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, sanatçılar, yazarlar, gazeteciler “adalet “ yürüyüşüne bizzat katılmaya başlamıştır. Yapılması gereken şey adalet, özgürlük, demokrasi kavramlarının herhangi bir siyasi parti ya da herhangi bir kişinin tekelinde olmadığını bilerek, adalet, özgürlük ve demokrasinin herkes için ihtiyaç olduğu bilinciyle adalet talebini yükseltmektir. Haydi, yürüyüşe, haydi destek alanlarına; bu talep adalet talebidir, bu talep özgürlük talebidir, bu talep demokrasi talebidir.
