Bunun adı en hafif deyimle “ densizliktir” , “ lafını, sözünü “ bilmemektir. Dahası insanları suç işlemeye tahrik etmek, toplumsal olayları kışkırtmaktır. Bugün “ adalet talebiyle yollara düşen ana muhalefet partisi lideri ve ardındaki yüz binleri teröristlikle suçlamak, olası olayların sorumluluğunu üstlenmek demektir.
Evet, ellerinde sadece ” adalet” yazılı dövizler, dillerinde türküler “ adalet “ istiyoruz diyerek yollara düşenler, AKP’li bir bakan tarafından terörist olmakla suçlanıyor. Kim bu densiz bakan? Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci. Diyor ki; “Biz yollar yapıyoruz. Yolları millet için yapıyoruz. Teröristler yürüsün diye değil”…
Şimdi bir psikopat çıkarda bu konvoya saldırırsa ya da bir kalabalık grup yürüyüş yapan insanlara saldırırsa ve toplumsal olaylar sonucu kan dökülürse bunun sorumlusu, azmettiricisi kim olur? Elbette ki Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ile onu susturmayan AKP hükümeti olur. Ona haddini bildirmeyen Başbakan Binali Yıldırım olur. Onun bu sözlerine sessiz kalan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olur.
Birileri ya hala durumun ciddiyetinin farkında değil ya da toplumsal olayları kışkırtarak siyasi rant sağlayabileceğini düşünüyor. Bugün yüz binler “adalet” talebiyle yollara düşmüş durumda, bu durum ülkede yargıya güveninin kalmadığını gösteriyor, dolayısıyla hükümete güveninin kalmadığını gösteriyor. Hükümetin üzerine düşen şey toplumun güvenini yeniden kazanmaya çalışmaktır, adalet isteye insanları teröristlikle suçlamak değil!
Ayrıca hükümet ” adalet” talebiyle yollara düşen ana muhalefet partisi lideri ile ona eşlik eden insanları korumak için gerekli ve yeterli önlemleri almıyor. Yürüyüş yapan insanların güzergâhı belli, nerelerden hangi saatlerde geçeceği belli, nasıl oluyor da o güzergâhın üzerindeki yola bir gece vakti birileri kamyonla gübre dökebiliyor? Nasıl olabiliyor da mermi atabiliyor? O yollara dökülenler gübre yerine, gübrelerin arasına yerleştirilmiş patlayıcılar olabilirdi. Ya da atılan o mermi, mermi değil de yolun bir kenarına döşenen mayın türü bir patlayıcı olabilirdi? Ya o yolların etrafına toplanan tahrik edici sloganlar eşliğinde Rabia işareti yapanlar kim oluyor? Kim yolluyor onları oraya?
Yapmayın beyler ateşle oynuyorsunuz! Milleti millete kırdırmaya çalışmayın. Toplumsal olayları kışkırtmayın. İnsanlar en saf, en temiz haliyle insanca adalet talebini dile getiriyor. Birazcık samimiyetiniz varsa o insanların tepkilerine kulak verin, taleplerini ciddiye alın, bu ülkede adalet ve huzur herkes için olmalı. Adaletin olmadığı yerde huzur olmaz, huzurun olmadığı yerde güven olmaz, kimsenin güvenliği kalmaz…
