Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı “ Adalet” yürüyüşüne olan toplumsal ilgi ve destek arttıkça birilerinin de rahatsızlığı artıyor. Çünkü hukuk, adalet, özgürlük gibi talepler bulaşıcıdır; gelişmeye başladı mı durdurulamaz. O yüzden sürekli adalete güvenelim çağrısı yapılırken, yargı bağımsızdır vurgusu ön plana çıkarılmaya çalışılıyor. O yüzden konu bir yandan sulandırılmaya çalışılırken diğer yandan üstü kapalı tehditler savruluyor.
Konu artık Enis Berberoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu ya da CHP ile sınırlı olmaktan çıkmış toplumsal talebe dönüşmüş durumdadır; o nedenle de kamuoyu desteği hızla artmakta, katılımcıların sayısı hızla çoğalmaktadır. Cumhurbaşkanı da, AKP kurmayları da bunu görmek, anlamak zorundadır. Katılımcıları tehdit etmekten, konuyu sulandırmaya çalışmaktan vazgeçmediği sürece katılımcıların sayısının çoğalmasına, kamuoyu desteğinin artmasına engel olamayacaklarını fark edemezlerse ülkeyi zor günler bekliyor demektir.
Bir de şu yargıyı savunmaktan vazgeçseler; iktidarın yargıyı savunmasının da yargıya müdahale olduğunu fark edemiyorlar mı? Neden yargıyı verdiği kararlar üzerinden savunmaya başlıyorlar? En son “ ben bu davaların savcısıyım “ dediklerinde bu ülkenin başına gelenleri bu toplum unutmadı.
