Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu elinde “ Adalet” yazan döviz ile yürürken herkes için adalet talebini yüksek sesle dile getiriyor. Bu ülkede huzur ve güven ancak ve ancak gerçek adalet ile sağlanabilir diye de ekliyor.
Şimdi, yanlış bunun neresinde? Adalet herkes için gereklidir. Adaletin olmadığı yerde huzur ve güven olmaz demenin neresi yanlış? Bu ülkenin huzur ve güveni için, bu ülkenin çağdaş ve uygar geleceği için, bu ülkede gerçek demokrasinin gelişip güçlenmesi için adalet istiyorum demenin neresi suç?
Aklı başında bir insan bu taleplerden, bu söylemlerden ve bu eylemden neden rahatsız olur? Neden bu talepleri, söylemleri, eylemleri basitleştirmeye, etkisizleştirmeye hatta suçmuş gibi algılamaya, algılatmaya çalışır? Adalet istemeyen bir toplum, adalet istemeyen birey ya da kurumlar olabilir mi? Öyleyse Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı adalet yürüyüşünden kim ya da kimler neden rahatsız oluyor ?
İşin püf noktası işte burası… Bu ülkede gerçek adalet sağlanana kadar yürüyeceğim diyerek tek başına yola çıkan Kemal Kılıçdaroğlu’na desteğin hızla artması; neredeyse her gün yeni kişi ve kurumların destek açıklaması yapıyor olması birilerini rahatsız etti. Kim bunlar? “ Bu ülkede adaleti tartışmalı hale getiren, yargıya olan güveninin sarsılmasına neden olan “ , “bana göre adalet, benim için adalet” anlayışına sahip olan iradenin ta kendisi. İşte herkes için adalet talebinden rahatsız olan bunlardır. Kemal Kılıçdaroğlı ile başlayan adalet talebinin, gelişerek güçlenmesinden, her alan da, her konuda adalet talebine dönüşmesinden korkuyorlar ; korkmakta haklılar da özgürlük, demokrasi ve adalet talepleri bulaşıcıdır. Başladı mı hızla yayılır, engellenemez..
