YSK’nın yasa dışı kararıyla ortaya çıkan referandum sonucunun kabul edilmesi mümkün değildir. YSK ağır bir suç işleyerek Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yapısının ve işleyişinin konu edildiği bir referandumda millet iradesini gasp etmiştir.
Bu girişimin basit bir seçim kazanma girişimi olmadığı ortadadır. Gasp edilen milyonlarca oya sahip çıkılarak, hukuken yapılması gerekenler yapılmalı aynı zamanda da tüm dünyaya gerçekler anlatılmalıdır.
Kimseye sokağa çık yak, yık demiyoruz; ama kimseye de evinde miskin miskin oturarak başına gelecekleri bekle deme hakkımız yok. Elbette ki insanlar hukuksal haklarını da arayacaktır, elbette ki insanlar demokratik tepkilerini de ortaya koyacaktır.
Nitekim insanlar demokratik tepkilerini ortaya koymaya başlamış, çeşitli şehirlerde ve ilçelerde YSK kınanarak, seçim kanununa uymaya davet edilmiştir. YSK ‘nın umursamaz tavrı sürer, hükümet ve cumhurbaşkanı gereken adil, demokratik ve hukuki tavrı ortaya koymaz ise protestoların artacağı aşikârdır.
Kimse öküz altında buzağı aramaya, oylarına sahip çıkan vatandaşları suçlamaya, işin arkasında terör örgütleri aramaya kalkmasın. Her vatandaşın oyuna sahip çıkma, yasal ve demokratik haklarını kullanma hak ve yetkisi vardır.
Kamuoyunun beklediği, istediği şey referandum sonucunun değiştirilerek “ Hayır” ilan edilmesi değil; şaibeli referandumun iptal edilmesi, güvenli ,adil, demokratik bir ortamda referandum yapılarak gerçek milli iradenin tecelli etmesinin sağlanmasıdır.
Hükümet ve cumhurbaşkanı samimi ise ve gerçekten milli iradeye inanıyor, güveniyorsa buyursun güvenilirliğini yitirmiş tüm dünyanın şaibeli gördüğü referandumu yenilesin. Unutulmasın ki hukuksuzluklar, yasa dışılıklar meşrulukları ortadan kaldırır. Unutmayın millet ne derse o olur ve millet sokakta referandum şaibeli, yenilensin diyor!
