Ülkeye barış ve huzur gelecekmiş, ekonomi düzelecek, refah düzeyi artacak, toplumsal kalkınma sağlanacakmış(!)Biz de inandık…

Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli, cumhur ittifakı bileşenleri, Abdullah Öcalan, DEM parti sözcüleri, PKK öyle bir konuşuyorlar ki sanırsınız cehennem azabı bitti sıra cennet de sefa sürmeye geldi.
“Milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi” adını verdikleri hamle ile dış mihrakların oyunları bozulmuş, emperyalist ülkelerin planları alt üst olmuş(!)
Hani PKK’yı kimlerin nasıl desteklediğini, en gelişmiş silah ve cephanelerin yanı sıra her türlü lojistik ve finansal destek sağlayanların kimler olduğunu bilmezsek, AKP’yi kurduran, iktidara taşıyan ve iktidarda tutanların kimler olduğunu bilmezsek inanacağız.
Öncelikle Abdullah Öcalan teslim alındığı ve uçakta gözlerinin bağının çözüldüğü an, kendisini teslim alan görevlilerin “ Ülkene hoş geldin “ sözünden sonra ülkeme hizmet etmeye hazırım dedi. Daha sonraları da “ Bana imkân tanıyın, PKK’yı dağdan indireyim, silahlar sussun “ dedi. Hatırladınız mı bu sözleri? Hatta tek taraflı ateşkes ilan etti, PKK’nın silahlı unsurlarının büyük bölümü sınır dışına çıktı.
Peki, sonuç ne oldu? Silahsız 33 askerin PKK tarafından katledilmesiyle süreç bitti. Daha sonraları tekrar sözde çözüm süreci başlatıldı, PKK’ya operasyonlar durduruldu, çadır mahkemeleri kuruldu sonuç “ hendek savaşları.
PKK’nın arka plandaki karar alıcıları henüz erken dediği için her seferinde süreci bozdular. Şimdi kendilerince, kendi planlarını hayata geçirebilmek için artık zamanı geldi PKK silah bırakmalı, meşru siyasete başlamalı diyorlar.
Hesaplar tamamen başka. Büyük Ortadoğu planlarının bir parçası olarak süreci planlayan, ortaya koyan, hayata geçirmek isteyen güç ABD’dir. Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Öcalan falan değil, onlar sadece ABD’nin ekmeğine yağ sürüyorlar.
Tom Barack kaç defa söyledi “ Ulus devletler planlarımızı bozuyor” diye. Kaç defa söyledi “ Üniter devletler başarısız oluyor “ diye Hala anlamadınız mı? Hedef Türkiye. Süreç ilk adım, talepleri ve açıklamaları dikkatle izleyin. Başarı şansları var mı? Kesinlikle hayır! Bu ülke, bu devlet kolay kurulmadı, kolay da dağılmaz.

