Kamuoyunda Aziz İhsan Aktaş davası olarak bilinen dava bugün sonuçlandı. Çıkan karar şaşırttı diyemeyeceğim; çünkü hukuka uygun olmayan bir yargılama süreci sonunda hukuka uygun adil bir kararın çıkması zaten beklenemezdi.

Sanıklara rüşvet vererek iş yaptığını, alacaklarını tahsil edebilmek için rüşvet verdiğini söyleyen sözde itirafçı en çok işi AKP’li belediyelerle yapmış, devlet ihaleleri alan bir kişi. Nasıl oluyor da AKP’li bir belediyeye ya da devlet ihalelerinde devlet görevlilerine rüşvet vermemiş de sadece CHP’li belediyelerle rüşvet ilişkilerine girmiş? Bu sizlere mantıklı geliyor mu?
Yargılama sürecinde sanıkların birçoğu sözde itirafçının itiraflarını çürüttü. Örneğin Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar. Aziz İhsan Aktaş’ın ortağı Baki Nugay’ın “ Alacağımı tahsil etmek için, rüşvet verdim “ dediği tarihlerde belediyeden herhangi bir alacağı kalmadığı, ödemelerin tamamen bittiği bizzat Zeydan Karalar tarafından mahkemede ifade edildi. Belediyeden alacağı kalmayan birisi belediye başkanına niye rüşvet versin? Bir başka örnek Seyhan İlçe Belediye Başkanı Oya Tekin. Aziz İhsan Aktaş ile hiçbir görüşmesi olmamış. Hiç görüşmediği bir belediye başkanına rüşvet vermesi mantıklı mı?
Yargılama sürecinde ortaya çıkan çelişkiler çok fazla, sözde bir itirafçının, sözde itirafları üzerinden cezalar yağmış gibi görülüyor. Bunca belediye başkanına, bürokratlara rüşvet verdiğini iddia eden kişiye ceza yok, hiç görüşmeyen belediye başkanına, belediyeden alacağı kalmadığı halde alacağını tahsil etmek için rüşvet verdim dediği belediye başkanına ceza verildi.
Bu dava uzun yıllar konuşulacak. Çelişkileriyle, hukuksuzluklarıyla, adil olmayan kararlarıyla toplum ve Türk hukuk tarihi asla unutmayacak.

