Siyasi çöküş yaşayan AKP ,yeni bir çıkış yolu arayışında. Artık yokluk,yoksulluk,yasaklar bitecek palavralarına kimse inanmıyor. Türkiye büyük ve güçlü bir ekonomiye sahip , bizim sayemizde vesayet bitti , demokrasimiz gelişti iddialarına ise artık gülüyor insanlar.

Geçmişte yetmez ama evet diyenler, çok şükür alnı secdeye değen bir cumhurbaşkanımız var diye övünenler bile bugün kandırıldık diyor. Kısacası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da, AKP’de her geçen gün biraz daha yalnızlaşıyor . Bu şekilde devam ederse 2023 seçimleri AKP için de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan içinde büyük bir hezimet olacak.
Bu durumu gören Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yine din ipine sarılarak çıkmazdan kurtulmak istiyor. Bunun için de bildik yollara baş vuruyor. Daha önce şiddetle karşı çıktığı şeyleri bugün ateşli bir şekilde savunuyor. Örnek mi ? Ayasofya Cami’nde ibadete açılması konusu. Daha önceleri “Böyle bir şey olmaz , böyle bir oyuna gelmez, bu tür tuzaklara düşmeyiz “diyordu. Ne oldu Ayasofya Cami’nin tamamını ibadete açarak , Ayasofya Cami’nde artık Müslümanlar ibadetini yapabilecek dedi. Oysa Müslümanlar zaten burada ibadetini yapabiliyordu,ezan da okunuyordu. Cami’inin sadece bir bölümü Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla müze haline getirilmişti. Bu konudaki tartışmalar günlerdir sürüyor ve çarşaf çarşaf belgeler yayınlanıyor. Anlayacağınız bu da tutmadı , bu demagoji ile AKP çıkış yakalayamadı.
Tam tersine AKP’nin çöküşü daha da hızlandı. Çünkü ülkenin kurucusu , bu halkın sevgilisi Mustafa Kemal Atatürk’e dil uzatıldı ,lanet okundu. Hem de Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu kurumun başkanı tarafından. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş halk deyimiyle kıvırıyor, sözlerine değişik anlamlar yüklemeye çalışıyor. AKP kanadı da öyle, Devlet Bahçeli de öyle.
Oysa bu halk kimlerin Atatürk düşmanı olduğunu ; kimlerin laik ,demokratik cumhuriyeti hedef aldığını çok iyi biliyor. Kıvırmaya, sözlere başka anlamlar yüklemeye çalışmaya gerek yok. Cumhuriyete düşman, Atatürk’e düşman birisi Cumhuriyet döneminde ,Atatürk’ün isteğiyle kurulan Diyanet İşleri Başkanlığında oturamaz, o makamı kirletmeye hakkı yok, derhal istifa etmelidir; ancak sözlerinden dolayı da önce yargıya ,sonra da bu halkın vicdanına hesap vermelidir.
