Oyun bitince şah da piyon da aynı kutuya konur

tarafından
521

Dünyayı istedikleri gibi şekillendirmeye, dünya ülkelerinin ekonomik ve siyasal politikalarını kendi çıkarları doğrultusunda belirlemeye çalışan emperyalist güçlerin en büyük özelliği dünya barışı, ekonomik istikrar , siyasal özgürlükler gibi söylemleri her zaman dile getirmeleridir.

Bu söylemlerin arkasında yatan gerçek , uluslararası hukuku hiçe sayarak kendilerince gerekli gördükleri her ülkeye vahşice saldırmalarının, ekonomik kaynaklarına el koymalarının, siyasal politikalarını kendilerine hizmet eder noktasına getirmeye çalışmalarının meşrulaştırmak istenmesidir.

Yakın tarihimizde bunun örneklerini yaşayarak öğrendik. Libya’ya , Irak’a , Venezuela’ya, Suriye’ye ve İran’a yapılan askeri müdahaleler ” işgaller” ilk akla gelenler. Ya demokrasi ya özgürlük ya da barış söylemleriyle yüz binlerce hatta milyonlarca insanı katlettiler, ülkelerini işgal ettiler ya da etmeye hazırlanıyorlar. Oysa tüm dünya biliyor ki bu vahşi saldırıların, işgallerin ilk ve tek bir amacı var ülkelerin ekonomik kaynaklarına el koymak ve yönetmek.

Emperyalist ülkeler bu işgalleri ,katliamları bir günde tek başına yapmaz. Öncelikle bu ülkelerin muhalefet veya iktidar partilerine yaklaşarak onlarla işbirliği yapar. Bir takım grupları kendileri kurar , destekler ve yönetirler. Bir takım grupları da o ülkenin istihbarat birimleriyle iletişim halinde kurdurur, her türlü silah ve cephane yardımı yaparlar. Buradaki amaçları sadece kendi ülkelerinin ekonomik ve siyasal politikalarına uygun yönetimler oluşturmaktır.

Bugünün gelişmelerine baktığımızda tablo olduğu gibi karşımıza çıkıyor. Daha önce de defalarca yazdım ABD , Türkiye ile ilgili düşündüklerini ABD Büyükelçisi Tom Baracck sözcülüğünde açık açık ifade ediyor. Demokrasi ve ulus devlet yapısı bu bölgeye uymuyor bir tür monarşi olmalı , güçlü liderlik olmalı, Osmanlı Devlet yapısı ” yani İmparatorluk, padişahlık” gibi diyor. Bu görüşe kimler karşı çıktı, kimler sessiz kaldı aslında birçok şeyi açıklıyor.

Bugünün Türkiye’sinde yaşanan anayasayı, yasaları , evrensel hukuk kurallarını hiçe saymayı yeterli görmüyorlar. Bugün talimatla alınan yargı kararlarını yeterli görmüyorlar. Bugün tek ve mutlak yetki ile ülkenin yönetilmesini yeterli o görmüyorlar.

Neden yeterli görmüyorlar ? Çünkü karşılarında kale gibi sağlam CHP var. Yok etmek istediği ulus devlet yapısını, demokratik hukuk devletini , Atatürk cumhuriyetini canı pahasına koruyacak olan Atatürk cumhuriyeti , demokratik hukuk devleti sevdalısı milyonlar var, sayıları da giderek artıyor.

Kendi projesi olan bir dönemin kapanacağını gören güçler önce 25 milyon insanın oyuyla CHP Cumhurbaşkanı Adayı olan Ekrem İmamoğlu’nu hukuk tanımaz şekilde tutuklatarak ardından üniversite diplomasını eşi benzeri görülmemiş bir şekilde yetkisiz bir kurula iptal ettirdiler.

Baktı ki CHP teslim olmuyor , Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde direniyor, adım adım ülkeyi gezerek yüz binlere oynan oyunlar anlatılıyor hukuk tanımazlığın ölçüsü giderek arttırıldı. İstanbul ilçe belediye başkanları ,meclis üyeleri bürokratları , tutuklandı bunların arasından sözde itirafçılar türetilmeye çalışıldı, operasyonları giderek genişletildi. CHP’li beledyelere İstanbul benzeri hukuk dışı operasyonlarla il ve ilçe belediye başkanları tutuklandı. Özgür Özel de dahil olmak üzere bir çok milletvekili hakkında dokunulmazlık dosyaları meclise getirildi.

Sonuç ; sonuç yine değişmedi, Özgür Özel liderliğinde direniş güçlenerek büyüdü, büyümeye devam ediyor. Ne karanlık hücrelerde Ekrem İmamoğlu, ne de diğer tutuklu belediye başkanları birkaç çürük dışında bir adım geri çekilmedi.

Baktılar ki proje iktidarları çöküyor son çare işbirlikçi piyonlarla bildik senaryoları uygulamaya koydular. Yetkisiz bir mahkemenin hukuksuz ve yetkisiz bir kararıyla genel başkanlık döneminde 13 seçim kaybetmiş 80 yaşına merdiven dayamış ne CHP’de ne kamuoyunda hiçbir karşılığı olmayan koltuk sevdalı Kılıçdaroğlu’nu genel başkan atadılar.

Peki , sonuç ne oldu? Ne CHP tabanı ,ne kamuoyu , ne sivil toplum örgütleri, ne de muhalefet partileri Kılıçdaroğu’nu da tanımadı mahkeme kararını da. Özgür Özel yüz yılın liderliğine doğru yol yürüdüğü milyonlara , milyonlar kattı. Bugün seçim olsa Özgür Özel’in işaret edeceği aday yine açık ara önde , işaret edeceği parti yine birinci parti.

Bugüne kadar uyguladığı yöntemlerden sonuç alamayan üst akılın son umudu Kılıçdaroğlu’ndan da sonuç çıkmayınca yeni hedefi Özgür Özel ve ekibi oldu. Yandaş ,yalaka takımı basın ile akıl almaz iftiralar atılarak kamuoyunda itibarsızlaştırılmaya , tutuklanma ihtimaline kamuoyu alıştırılmaya çalışıyor.

Peki , bu arada Cumhur İttifakı ne yapıyor? Cumhurbaşkanı ” Biz bu olayların dışındayız , CHP’nin iç sorunu” diyor. Küçük ortak Devlet Bahçeli ne yapıyor? ” CHP bölünmemeli ” diyor ; ama kastettiği Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlığında bir CHP. Şimdi bu söylemlere inandık mı?

Birileri satranç oynar gibi ülkenin üzerinde oyunlar oynuyor. Oyunu oynayanlar belli, şahlar , piyonlar belli . Oyun bitince şah da piyon da aynı kutuya konur bunu unutmuşa benziyorlar.

Oyun bitince şah da piyon da aynı kutuya konur. Aleksandr Puşkin