Hani diyorlar ya; yollar yaptık, köprüler yaptık. Hani diyorlar ya; otomobiller, uçaklar yaptık. Hani diyorlar ya; geliştik, büyüdük, çağ atladık. Hani diyorlar ya; Avrupa bizi kıskanıyor, dünya gıpta ile bakıyor.
Hah işte sözde o yolların, köprülerin yapıldığı; otomobillerin, uçakların üretildiği; büyüyen, gelişen, çağ atlayan; Avrupa’nın kıskandığı, dünyanın gıpta ile baktığı ülkemizde, ülkemizin mega kenti, Başkentimiz Ankara’da yaz yağmurları sonucu oluşan selde 4 insanımız hayatını kaybetti. Daha doğrusu açıklanan, bilinen 4 insan, belki de gerçek sayı bunun çok üzerindedir. Oluşan maddi zararlar ise henüz açıklanmadı…
Ankarayı son 25 yıl yöneten AKP’li Belediye Başkanı Melih Gökçek’e, son 17 yıldır ülkenin başında bulunan AKP’li Recep Tayyip Erdoğan’ a sormak lazım “ vicdanınız rahat mı?” Gelişen, büyüyen, çağ atlayan, Avrupa’nın kıskandığı, dünyanın gıpta ile baktığı ülke bu mu? Yağan yaz yağmurları sonucunda oluşan selde hayatını kaybeden insanlar bu kıskanılan, gıpta ile bakılan Başkent Ankara’da mı yaşıyor?
Bu ülke artık kurtulmalı; AKP’den de AKP zihniyetinden de. İnsanlar artık devletin kusurlarından ,hükümetin hatalarından dolayı hayatını kaybetmemeli. İnsanlar ihmaller yüzünden ölürken, belediyeler de, ülke de artık “doğal felaket, iş kazası “ gibi mazeretlerin arkasına saklanmayan sorumlu devlet adamları tarafından yönetilmeli. Başkent Ankara’da sel felaketi sonucu 4 insan hayatını kaybediyor bu ülkeyi 17 yıldır yöneten cumhurbaşkanından hala ses yok. Sormazlar mı adama; sen ne yapıyorsun?
Ne sel, ne deprem, ne de iş kazaları kader değildir. Bu konularda önlem almak, gerekli alt yapıları oluşturmak, gerekli önlemleri alarak vatandaşın can güvenliğini sağlamak belediyelerin, devletin görevidir. Hayatını kaybeden insanların sorumluluğu, günahı, vebali belediyelerin, devletin üzerindedir.
İyi düşünün, Ankara kurtuldu bu zihniyetten sırada İstanbul var ondan sonra da ülke kurtulmalı bunlardan. Vatandaşın can güvenliğini sağlayamayan, kaliteli yaşam sunamayan belediyeler de, hükümetler de hesap vermeli, haksız mıyım?
