23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlık seçimi öncesinde yaşananlara bakılırsa bu seçim öncesiyle, sonrasıyla uzun süre dillerden düşmeyecek, tartışmalar hiçbir zaman bitmeyecek.
Bir adayın duruşu, çizgisi, profili olur değil mi? Sahip olduğu değerler, savunduğu ilkeler, geliştirdiği söylemler. Hani kimsenin inkâr edemeyeceği türden; insanların yiğidi öldür ama hakkını inkâr etme diyeceği; hareketleri samimi, söylemleri gerçek, duruşu sağlam.
Var mı böyle bir aday? Cumhur İttifakına bakıyorsunuz aday kim sorusu geliyor akla. Binali Yıldırım mı, Süleyman Soylu’mu, Recep Tayyip Erdoğan mı? Hangisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı? Süleyman Soylu senin, benim vergilerimle geçimini sağlayan, ülkeye içişleri bakanı olarak hizmet etmekle görevli kişi; yani görevi halka hizmet. Hiç kimseyi diğerinden ayırmadan, hiç kimseye iltimas geçmeden vatandaşa hizmetle görevli bakan; dolayısıyla belediye seçiminde içişleri bakanı olarak taraf tutamayacak bir kişi. Recep Tayyip Erdoğan desen; tarafsız kalacağına, siyasi partilerin tamamına eşit mesafede olacağına, vatandaşlar arasında asla ayırım yapmayacağına namusu, şerefi üzerine yemin etmiş cumhurbaşkanı. Devlet Bahçeli’yi ise hiç saymıyorum; onu kendinden başka önemseyen yok.
Diğer aday kim? İlk günden itibaren duruşunu belirleyen, söylemleri gerçek, hal ve hareketleri samimi; asla kışkırtıcı olmayan, üslubunu bozmayan bir beyefendi; İstanbul’a hizmet için adayım diyen, provokasyonlara gelmeyen, tahriklere kapılmayan, tehditlere de pabuç bırakmayan mert bir insan. Hak yemem, hakkımı da yedirtmem diyen, haksızlıklar karşısında pes etmeyen bir Atatürkçü.
Kim kazanır bu seçimi? Binali Yıldırım, Süleyman Soylu, Recep Tayyip Erdoğan mı yoksa tek başına İstanbul halkını arkasına alan karşısındaki devlet destekli üç adaya karşı mertçe mücadele eden Ekrem İmamoğlu mu? Bence Ekrem İmamoğlu; sizce?
