Sizler nasıl insanlarsınız?

tarafından
257
Sizler nasıl insanlarsınız?

Bir serçe düşünün, ağaç dallarına kurduğu yuvasından ansızın kaybolan yavruları için nasıl deliye döner?  Nasıl da ortalığı birbirine katar? Çılgınca uçmaz mı oradan oraya?  Çığlıklar atar gibi ötüp durmaz mı saatlerce, belki de günlerce?

Bir de, bir anne düşünün yavruları kaybolan bir serçe kadar etrafa rahatsızlık vermeden yıllardır kaybolan yavrusunu arıyor, akıbetini bilmeden. Kapılarını kilitlemeden uyuyor birçoğu; belki bir gece çıkar da gelir diye. Fotoğraflarını kalplerinin üzerinde taşıyorlar; umutlarını hiç tüketmeden…

Cumartesi Annelerinden bahsediyorum. Hani şu 699 haftadır yaz kış, sıcak soğuk, yağmur kar demeden her hafta Galatasaray Meydanında toplanan. Ellerinde kaybolan, kaybedilen çocuklarının fotoğrafları, dillerinde çocuklarımızı istiyoruz sözleri…  Kime, ne zararı var bu annelerin? Kim için, nasıl bir tehlike oluşturuyorlar?  Neden susturulmak isteniyor feryatları?

Annedir yavrusunu istiyor. Akıbetini bilmek istiyor. Canlıysa kendisini, ölüyse sorumluları istiyor. Bundan daha doğal, bundan daha normal ne olabilir? Nasıl kalkar eller bu insanlara? Nasıl sürüklenirler yerlerde? Ve nasıl elleri arkalarından kelepçelenir bir cani gibi?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyla yasaklandığı söyleniyor; Cumartesi Annelerinin Galatasaray Meydanında gerçekleşecek olan 700. buluşması. Anne bu durur mu? Yasaklar onlara engel olur mu?  “ 699 kez buluştuğumuz meydanda olacağız” diyorlar. Yanlarında çeşitli sivil toplum örgütlerinin temsilcileri hatta değişik partilerden milletvekilleri karşılarında ise polis; uzun sürmüyor müdahale. Önce yaka paça gözaltılar başlıyor, arbede, gaz sıkılıyor; sonu elleri arkadan kelepçeli annelerin gözaltına alınmasıyla bitiyor. Sizler nasıl insanlarsınız daha doğrusu sizler insan mısınız? Çocuğum nerede? Çocuğumu istiyorum demek ne zaman suç oldu? Çocuğunu isteyen, akıbetini soran annelere ne zaman gaz, kelepçe, gözaltı reva görülmeye başladı?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu açıklama yapmak zorundadır. İstanbul Başsavcısı, İstanbul Emniyet Müdürü, Beyoğlu Kaymakamı, Beyoğlu Emniyet Müdürü, Beyoğlu Başsavcısı açıklama yapmak zorundadır. Çocuklarını isteyen, akıbetini soran anneleri” Gazlayın, kelepçeleyin, gözaltına alın” talimatını verenin kim olduğunu kamuoyuna açıklamak zorundadırlar. Böylesi bir utancı, bu devlete yaşatamazlar.  Yapılan şey devleti küçük düşürmektir. Devletin itibarını zedelemektir. Devletin otoritesini sarsmaktır. Devlete seslenen” Çocuğum nerede, çocuğumu bulun, akıbetini öğrenmek istiyorum”  diyen annelere devlet sahip çıkmak zorundadır. Sahip çıkmayan devlet görevlilerinden de kim olursa olsun hesap sormak zorundadır