ABD Başkanı Trump’un Türkiye’ye karşı uygulamaya başladığı yaptırımların dayanağını “ Magnitsky yasası” oluşturuyor. Peki, nedir bu “ Magnitsky yasası”? Magnitsky yasası; dünyanın herhangi bir yerinde ihlal edilen insan hakları veya yolsuzluklar sebebiyle, ABD hazinesinin kişi ve kuruluşlara yaptırım uygulamasına imkân tanıyan 8 Aralık 2016 tarihli ABD yasasıdır. Bunu bir tarafa yazalım.
Şimdi, Rahip Brunson ve beraberindeki kişiler; yani ABD’nin serbest bırakılmasını istediği kişiler yeni mi tutuklandı? Bu kişiler için insan hakları ihlalleri yeni mi oluştu? Eğer soruşturmalarıyla, yargılanmalarıyla, tutuklanmalarıyla ilgili insan hakları ihlali söz konusuysa Trump yaptırım kararlarıyla ilgili neden bu kadar zaman bekledi? Adı geçen operasyonlar Ekim 2016’da başladı…
Ayrıca 24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekilleri seçimi öncesinde Recep Tayyip Erdoğan ile Trump defalarca karşı karşıya geldi. Özellikle de Suriye’de. Recep Tayyip Erdoğan “PYD teröristtir” dedi, Trump “ IŞİD’e karşı müttefikimizdir” dedi. Recep Tayyip Erdoğan “PYD’ye silah yardımı yapanlar dostumuz olamaz” derken ABD tarafından PYD’ye ağır silahlar sevk ediliyordu. Afrin, Mümbiç konularında da benzer sıkıntılar yaşandı. Keza Kuzey Irak’ın bazı bölgelerinde de benzer sıkıntılar doğdu. Gelişen bu olayların hepsinde Rahip Brunson ve serbest bırakılması istenen diğer kişiler tutukluydu. Ve en önemlisi Türkiye hayati önem taşıyan bir seçim sürecindeydi.
Recep Tayyip Erdoğan’ın ve ülkenin belki de kaderini etkileyecek böylesine önemli bir seçim öncesinde ABD; yani Trump hep alttan aldı, Recep Tayyip Erdoğan’ın adeta ABD’ye kafa tutan lider görüntüsüne bürünmesine ve seçim öncesinde önemli bir hayran kitlesine kavuşmasına neden oldu.
Bakıyorsunuz şimdi tam tersi bir durum var. Trump adeta tüm dünyaya “Ya o gidecek ya da ben” mesajı vermeye çalışıyor. Bu durumda akla iki şey geliyor. Birincisi, ABD Recep Tayyip Erdoğan’ın şu an sahip olduğu yetkilerle seçimi kazanmasını, başkan olmasını istiyordu. İkincisi de sahip olduğu yetkilerle ABD’ye tam hizmet etmesini bekliyordu. Şu anda da ikinci seçenek için zorluyor. “Kazanmanı bana borçlusun unutma, seni istediğim an bitiririm” mesajı veriyor.
İşin sonu nereye varır şu an kestirmek zor; ancak bilinen bir şey var AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’ın yanlış politikalarının bedelini Türk halkı ödüyor, ödemeye de devam edecek.
