Madalyonun diğer yüzü

tarafından
239
Madalyonun diğer yüzü

Son günlerde yaşadığımız iki acı olay sonrasında kamuoyunda yeniden gündeme gelen ya da getirilmeye çalışılan idam cezaları konusu sorunun çözümünden uzak bir istemdir. İki küçük çocuğun farklı zamanlarda ve farklı yerlerde tecavüz edilerek öldürülmesi kuşkusuz korkunç bir olaydır, suçlular en ağır cezalara çarptırılmalıdır.  Bunun aksi zaten düşünülemez. Ancak idam edilmeleri daha doğrusu idam cezalarının yeniden yasalaştırılması sorunu asla çözmez, çözemez.

Günümüz Türkiye’sindeki yargı yapısı ve işleyişi düşünüldüğünde idam cezalarının yasalaşması halinde kime ya da kimlere idam cezalarının verileceğini ve nasıl jet hızıyla uygulanabileceğini tahmin etmek hiçte zor değil. Toplum olarak konunun bu yönünü düşünmek zorundayız.

Bugün laik bir ülkede, bir din adamı kalkıp da “Dokuz yaşında bir kız çocuğuyla evlenilebilir, annenin diz kapağından yukarısı erkek çocukları tahrik edebilir” diyorsa. Bugün laik bir ülke, laik bir eğitim kurumunda bir müdür” Kız öğrencilerle, erkek öğrencilerin aynı merdiveni kullanması, aynı sınıfta okuması, aynı sırada oturması doğru değil” diyorsa. Bugün laik bir ülkede bir milletvekili, bir bakan “Kadınsın kadınlığını bil, kadının öyle uluorta gülmesi yakışık almaz, hamile kadının sokakta dolaşması hoş karşılanmaz “diyorsa. Tacize ya da tecavüze uğrayan kadına bir emniyet görevlisi “bu kıyafetle ortalıkta dolaşılır mı, o saatte orada ne işin vardı(?) “gibi kinayeli sorular soruyorsa. Mahkemeler kadına karşı işlenen suçlarda kravat taktığı için sanığa iyi hal indirimi uyguluyorsa. Bu ülke de hala öldürülen bir kadının arkasından, kim bilir ne yaptı da öldürdüler diyen insanlar varsa, bu ülkede birkaç sapığı asmak ya da bir şekilde öldürmek ne cinsel suçları engeller, ne de kadına karşı işlenen suçları engeller.

Yapılması gereken şey önce ülke bağnaz, yobaz anlayışlardan kurtarılmalıdır. Çocukların sağlıklı bir şekilde, devlet güvencesinde çağdaş müfredatlar la eğitim veren, laik eğitim kurumlarında eğitim almaları sağlanmalıdır. 7-8 yaşlarında kız çocuklarının başını kapatmakla, çocukları çeşitli tarikatlara teslim etmekle cinsel nitelikli suçlar da engellenemez, kadına karşı işlenen suçlar da…