AKP mi hükümet (?) MHP mi (?) belli değil. Başbakan Binali Yıldırım mı(?) Devlet Bahçeli mi (?)belli değil. Cumhurbaşkanı kim (?) o da karıştı. Hangi konunun muhatabı kim(?) kimse bilmiyor. Mikrofon önce kimin eline geçerse o konuşuyor.
Aslına bakarsanız çok da fark etmiyor. Birinin söylediği diğerinden farklı değil? Bir milliyetçilik yarışı tutturulmuş gidiliyor, bir hamaset söylemi dillerinden düşmüyor. Biri PYD’ye ayar çekiyor diğeri Esad’a. Biri ana muhalefet partisi CHP’ye ayar çekiyor diğeri muhalefet partisi HDP’ye. Söyledikleri sözlerin hepsi toplanıp üst üste konulduğunda, somut bir şey çıkmıyor ortaya. Ha Recep Tayyip Erdoğan konuşmuş, ha Devlet Bahçeli. Binali Yıldırım’ın konuşmaları da zaten ikisinin kopyası.
Anladık söz konusu hamaset oldu mu (?)kimsenin ellerine su dökemeyeceği ortaya çıktı. Baksanıza AB’yi umursamıyorlar. BM’yi takmıyorlar. ABD’ye meydan okuyorlar. Görülen o ki, biraz fazla havaya girmişler; devleti Osmanlı, kendilerini de cihan padişahı sanıyorlar.
Beyler kendinize gelin, devir değişeli çok oldu. Ne kadar haklı olursanız olun başka bir ülkenin topraklarındasınız. Bir anda karşınızda BM’yi bulur, uluslararası koalisyon güçlerinin önünde diz çökmek zorunda kalırsınız. Bugün yapılan operasyonlar Rusya’nın oluruyla unutmayın, daha ne kadar izin verir onu da bir düşünün. Uluslararası siyaset hamaset ile değil akıl ile yürütülür. Ona, buna, şuna efelenmekle hiçbir yere varılmaz.
Afrin şehir merkezine girilmekten bahsediliyor. 350-400 bin nüfuslu bir şehir. 15 bin silahlı militan olduğu, seferberlik çağrısı ile 30 bine ulaşabileceği söyleniyor, takviye güçleri saymıyoruz. Burada çıkabilecek çatışmaların boyutunu düşünebiliyor musunuz? Ortalık kan gölüne döner. Kadınların, çocukların, yaşlıların; yani sivillerin ölmesi kaçınılmaz olur. O zaman dünya seyirci kalır mı sanıyorsunuz?
“Ülke güvenliğini sağlamak” olarak açıklanan operasyonların amacı iç kamuoyunda da, dış kamuoyunda da kabul gördü, anlayışla karşılandı. Peki, Afrin merkezine yapılacak olası bir müdahalede, artacak olan sivil can kayıpları sonrasında uluslararası çevreler aynı anlayışı gösterir mi? Ya da kaçınılmaz olarak artacak Şehit sayısı iç kamuoyunu nasıl etkileyecek düşünüldü mü?
Yapmayın beyler, hamaset siyasetini bir kenara bırakın, akılcı siyaset üretin. Güvenli bir alan oluşturun ve daha ileri gitmeyin. “Analar ağlamayacak” sözünüzü unutmayın, anaların öfkesi büyük olur.
