Demokratik hukuk devletlerinde suç işleyen kişi ya da kurumlara aracılık yapmak, yardımda bulunmak ve yataklık etmek suçtur. Devamında görev ve yetkilerini aşan; yani suç işleyen kişi ve kurumların işledikleri suçları görmezden gelerek, görev ve yetkilerini aşan davranış ve eylemlere göz yuman yetkili kişi ile kurumlar suç işlemiş olurlar.
Bu yönüyle Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın işlediği her anayasal suça ortaktır. Cumhurbaşkanlığı makamına geldiği günden itibaren anayasayı açıkça ihlal eden Recep Tayyip Erdoğan’a adeta anayasayı ihlal etmesi için koşul ve imkân yaratan Başbakan Ahmet Davutoğlu anayasal suçların oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Kuşkusuz bu davranışının siyasal geleceğine sağlayacağı artı ya da eksiler olacağı gibi hukuki sonuçları da olacaktır. İlerleyen yıllarda bunu hep birlikte göreceğiz.
Bugün yazılı basında yer alan haberlere göre, bakanlar kurulu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de; yani AK Saray’da toplanacak, en önemli gündem maddesini de ulusal güvenliği tehdit eden PKK, PYD, DAEŞ terör örgütlerine karşı uygulamaya girecek yeni önlemler oluşturulacakmış.
İşte tam da konumuza uygun bir davranış! Böyle bir gündem, böyle bir karar, böyle bir uygulamayla ilgili yetkili mercii başbakanlıktır; cumhurbaşkanlığı değil. Cumhurbaşkanı, başbakandan bu konuda yazılı ya da sözlü bilgi isteyebilir; ancak bakanlar kuruluna başkanlık ederek yönetmesi, yönlendirmesi karar alınması konusunda amir konumda olması anayasaya göre mümkün değildir.
Aynı şekilde Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun davranışı da konumuz için iyi bir örnek oluşturmaktadır. Başbakan Ahmet Davutoğlu ne yazık ki, başbakan olarak yetki ve sorumluluklarını koşulsuz olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emrine sunmuştur. Böyle bir hak ve yetkisi yoktur. Başbakanlık yetkileri istenildiğinde istenilen kişiye sunulamaz.
Meydanlarda ” Başkanlık, Başkanlık, Başkanlık”” diye koşuşturmacaların nedenini şimdi anlayabiliyor musunuz? Olası bir iktidar değişikliğinde herhangi bir başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yaptığını yapar mı? Hükümetin yetki alanına girmesine, başbakanın ya da bakanların görevlerine müdahale etmesine izin verir mi? Ben söyleyeyim; asla izin vermez hatta siz makamınızda oturun hükümeti yönetmek benim görevim der, kibarca…

