Gözlerim yaşardı (!)

tarafından
261

img017-e1397354309361Gözlerim yaşardı(!)

Devlet memurları, özellikle de güvenlik kuvvetleri siyasi söylemlerde bulunabilir, siyasi tavırlar sergileyebilir ya da siyasi eylemler gerçekleştirebilir mi? Toplumsal algı ” hayır” olduğu yönündedir. Yasalara göre de suçtur.

Peki, gerçekte öyle mi? Ne yazık ki hayır! Devlet yönetiminde Turgut Özal döneminde gelişen ” benim memurum” anlayışı, Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte zirve yaptı. Memurlar kendilerini devletin değil de hükümetin memuru gibi hissetmeye, hükümetin memuru gibi davranmaya başladılar.  Kötü olan; bu anlayış ve uygulamalarla birlikte toplumsal algı da değişti.

Örnek mi? Daha dün bilmem kaçıncı muhtarlar toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan muhtarlara hitaben yaptığı konuşmada, güneydoğuda görev yapan iki özel harekâtçının elinde Türk Bayrağı ile duvarda seni seviyoruz uzun adam yazısının önünde çekilen fotoğrafını gördüğünü ve çok duygulandığını söylemesine hiç kimsenin itirazının olmaması (!)

Oysa böyle bir söylemin cumhurbaşkanı tarafından dile getirildiği an bütün ülke tarafından sorgulanmaya başlanması gerekirdi. Güneydoğuda ölümle burun buruna görev yapan güvenlik kuvvetleri millet adına, devletin emrinde mi mücadele veriyor yoksa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi çıkarları adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emrinde mi hizmet veriyor?

Ne yazık ki; ana muhalefet partisi de dâhil olmak üzere hiç bir siyasi partiden bu yönde bir soru sorulmadığı gibi herhangi bir tepki de verilmedi. Şu ana kadar herhangi bir demokratik kitle örgütünden de ses çıkmadı.

Oysa o iki özel harekâtçı hakkında derhal soruşturma başlatılması için başta ana muhalefet partisi olmak üzere muhalefet partileri, demokratik kitle örgütleri harekete geçmeliydi.

657 sayılı devlet memurları kanunu açıktır.  7 madde; Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar diye başlar.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan siyasi bir kişilik mi; evet! Şu an siyasi bir parti ile ortak hedef için ( Başkanlık sistemi, Anayasa değişikliği)  siyasal çalışma yapıyor mu; evet!  Öyleyse bu iki özel harekâtçı 657 sayılı devlet memurları kanununun 7 maddesi gereği suç işlemiştir. Bir siyasi partinin (AKP) ,  bir kişinin ( Recep Tayyip Erdoğan ) yararına bu siyasi partiye karşıt görüşlülerinin( ana muhalefet, muhalefet partileri )zararına açıklamalarda bulunmuş propaganda yapmışlardır. Üstelikte bu propagandanın sosyal medya aracılığıyla yayılmasın sağlamışlardır. Kısaca suç sabittir. Cumhuriyet savcıları harekete geçmelidir. Sizce geçerler mi?