“Demokrasilerde parti kapatma olmaz” diye söze başlamayacağım; çünkü ülkede demokrasi yok, adına Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi denilen ucube bir sistem var. Ülkede neyin yapılıp neyin yapılmayacağına tek adam karar veriyor, demokratik kurumlar ya da kurullar değil.

HDP’nin kapatılması istemi ile ilgili dava süreci başladı. Süreç sonunda HDP’nin kapatılması gerçekleşebilir belki; ama HDP’ ye oy veren 5,5 milyondan fazla seçmeni ne yapacaklar doğrusu merak ediyorum. Bu seçmen Cumhur İttifakına asla oy vermeyeceğine göre ne olacak bu 5,5 milyondan fazla seçmenin oyu? Elbette ki bugün ki HDP’nin işaret edeceği bir partiye ya da yeni kurulacak partiye oy verecekler ve hep birlikte göreceğiz eğer HDP kapatılırsa bundan HDP değil Cumhur İttifakı çok büyük zarar görecek. Zaten yolun sonuna gelmiş olan Cumhur İttifakı iyice dibe vuracak.
Ama süreç görüldüğü gibi sadece HDP’yi kapatma süreci ile sınırlı kalmayabilir. Gerek HDP seçmeni gerekse muhalif kamuoyu sürekli provoke edilmeye çalışılacak. Terör saldırılarında bir artış da söz konusu olabilir. Hatırlayın daha önceki dönemlerde de aynı şeyler olmuştu. Birden bire terör saldırıları başlamış, intihar saldırıları, kundaklama vs gibi eylemler çoğalmıştı. Hatırlayın birileri “şehit sayısı artınca oy oranımız yükseldi “demişti.
Cumhur İttifakı yolun sonuna geldi; bunu kendileri de çok iyi biliyor, bu nedenle hiç beklenmeyen ve çok tehlikeli girişimlerde bulunabilirler. Kamuoyu buna hazır ve hazırlıklı olmalı. Asla provokasyonlara gelmemeli, asla kurgulanan oyunlarda figüran olmamalı.
Ülkenin sorunları belli, ekonomik sıkıntılar, işsizlik, antidemokratik yaşam koşullarının dayatılmak istenmesi. Bu sorunlar Türkiye’de yaşayan her insanın sorunu. Sadece CHP’linin, sadece İYİ Parti’nin ya da sadece HDP’nin değil. Aynı sorunlar AKP’li, MHP’li seçmen için de geçerli. Öyleyse sorunlara ve sorunların çözümlerine odaklanmalı insanlar , öncelikle de sorunların kaynağını ortadan kaldırma konusunda hemfikir olmalı.
