Kesinlikle kutlanması gereken bir bayram değil, hesap sorulması gereken yas günüdür. Her şeyden önce darbe girişimi süreç değil sonuçtur. Darbe girişimi sonucuna ulaşan süreç araştırılıp, sorumlular ortaya çıkarılmadığı sürece yapılan tüm kınamalar, lanetlemeler, intizarlar vs hepsi; ama hepsi sadece darbe istismarcılığıdır, darbe girişiminden siyasi rant elde etme çabasıdır.

Darbe girişimi gerçekleştiği sırada Genelkurmay Başkanı olan Hulusi Akar bugün Milli Savunma Bakanıdır. Darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan hala cumhurbaşkanıdır. Tüm uyarı ve ikazlara rağmen tehlikeyi görmeyen, göremeyen ordunun en üst noktasındaki kişi ile devletin en üst noktasındaki kişi darbe girişimine dönüşen süreci aydınlatmak için neden çaba harcamıyor?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu yapılanma için “ Ne istediniz de vermedik?” demiyor muydu? Kimdi bunlar? Kimler ne istedi, kimlere neler verildi? “ Yanıldık Allah af etsin” diyen de aynı kişiydi? Nerede yanıldılar, nerede kimlerle ne tür ilişkiye girdiler? Bu ve benzer soruların cevapları açıklanmadığı sürece 15 Temmuz ile ilgili yapılan kınamaların samimiyetinden söz edilemez.
Oyun değil bu? Darbe girişimi sonucuna gelinene kadar, kumpaslarla tutuklanmayan insan kalmadı neredeyse. Başta ordu olmak üzere birçok kuruma kumpaslar kuruldu. Gazeteciler, sanatçılar, bilim insanları, iş insanları göz göre göre düzmece soruşturmalarla ya işlerinden atıldılar, ya görevlerinden alındılar, ya da cezaevlerine atıldılar. Bütün bunlar yaşanırken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu yapılanmaya sahip çıkıyordu. Bizzat Fetöcü olduğu bilinen insanları partisinden milletvekili yaptı, bakan yaptı, bürokrasinin en üst noktalarına atadı. Orduda yükselişlerinin önünün açılmasına seyirci kaldı.
Sonuç yüzlerce insan, yüzlerce güvenlik görevlisi canından oldu. Askeri öğrenciler linç edildi, boğazı kesilerek öldürüldü, boğaz köprüsünden atıldı, hala cesetleri bulunamayan askeri öğrenciler olduğu söyleniyor. Kimdi bu cinayetleri işleyenler? Halkı galeyana getirerek silahsız askerleri linç ettirenler kimlerdi? Bu konularda araştırma yapılmadığı gibi, bu katiller kahraman ilan edildi, belki de maaşlar bağlandı.
Askeri delice seven bu halk nasıl oldu da asker düşmanı haline getirildi. Kimler yaptı bunu? Hatırlayın darbe girişimi öncesi orduya kurulan kumpaslara kimler alkış tutuyordu, kimler soruşturmaların savcılığına soyunmuştu? Kimler beraber yürüdük biz bu yollarda diyordu? Kimler hedefimiz aynı yöntemimiz farklı diyordu? 15 Temmuz’un sorumları bu soruların cevaplarında gizli, aslında gizli değil apaçık ortada.
Sözün kısası siyasi iktidar değişmediği sürece 15 Temmuz sorumluları da, destekçileri de, uygulayıcıları da gerçek anlamda ortaya çıkarılamaz. Başta söylediğim gibi “ 15 Temmuz kutlanması gereken bir bayram değil, hesap sorulması gereken yas günüdür.
