Anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az
Bayılıyorum ata sözlerimize ; bazen bir kaç cümle onlarca cilt kitap yazmaktan çok da ha fazla şey anlatıyor. Dün akşam yüz binlerce belki de milyonlarca insan gibi ben de Kemal Kılıçdaroğlu’nu izledim.

Psikolog değilim ;ama bir iletişimci olarak vücut diline , kullandığı cümlelere ,ses tonuna ve sorulara verdiği tepkilere bakınca neden ön üç seçim kaybettiğini çok daha iyi anlıyorum. Sorulan sorulara bazen kaçamak, bazen alakasız, bazen de suçlayarak cevaplar vermesi bir tek şeyi ortaya koyuyor o da şu; ülkenin karşı karşıya olduğu tehlikenin farkında değil, zaten ilgilendiği şey de ülke ve geleceği değil. Odaklandığı tek şey 38. kurultayda kaybetmiş olmanın verdiği eziklik ile 38.kurultayı kazanan Özgür Özel ve ekibine beslediği intikam duygusu.
Ağzından düşürmediği tek şey arınma sözcüğü. Bir insan hem yargı siyasallaşmış diyecek, hem yargı talimatla karar veriyor diyecek hem de dönecek canı pahasına mücadele ederek partisini tartışmasız ülkenin birinci partisi yapmış Özgür Özel ve ekibine başta Ekrem İmamoğlu’na arının gelin diyecek. Bu insanların aklıyla alay etmek demektir.
Sorulara verdiği cevaplarda öylesine inkarcı, öylesine çelişkili, öylesine tutarsız cevaplar var ki bunların tamamına cevap vermek yerine birkaçına değineceğim. Mesela her seçim oyumuzu arttırdık diyor, girdiğim her seçimi “kaybettim” demiyor; usta demagogları bile kıskandıracak bir söz…
En kısa zamanda kurultay yapacağım diyor , bu kısa zamanın tüm örgütlerin , delegelerin, il ,ilçe başkanlıklarının seçimini kapsadığını , bu sürenin oldukça uzayacağını ,buradaki amacın tüm örgütleri dizayn etmeye çalışarak kendisinin ya da kendisinin belirleyeceği bir kişinin cumhurbaşkanı adayı olmasını sağlamak , bu adayla seçime gitmek olduğunu , en önemlisi de bu sürecin her koşulda cumhur ittifakına yarayacağını demagogları çatlatırcasına perdelemeye çalışıyor.
Verdiği her kararın ülkeyi uçuruma sürüklediğinin, kaybettiği her seçimin ülkeyi biraz daha karanlığa yaklaştırdığının, bugün gelinen noktada yaşanan tehlikelerin” adaletin siyasallaşması, özgürlüklerin kısıtlanması, devleti tarikatların sarması, cumhuriyetin , Atatürk devrimlerinin tehlike altında olması ” farkında olmamasını akıl ile mantık ile açıklanabilmesi mümkün değil.
Kaybettiği 38. kurultay sonrası genel başkan seçilen Özgür Özel , onun bu ülkeye kaybettirdiklerini yeniden kazandırmak için direniyor. Özgür Özel alanlarda , Ekrem İmamoğlu zindanlarda…
Gerçekten ülkesini seven partisine gönül vermiş insanlara sesleniyorum; Kemal Kılıçdaroğlu’nun gireceği bir seçimi kazanabileceğine inanıyor musunuz? Kemal Kılıçdaroğlu’nun partiyi iktidara taşıyacak kadroları oluşturabileceğine inanıyor musunuz? Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç elde etmek mümkün mü?
Gerçekçi düşünmek lazım. MHP AKP ittifakı ilk kez kaybetmek üzere, Kemal Kılıçdaroğlu’nun buna engel olabileceği düşünülerek hukuka aykırı şekilde yeniden genel başkan koltuğuna oturtuldu. Bunu görmek için alim olmaya gerek yok. Saf olmamak yeterli. Bırakın kişileri , oynanan ,oynanmaya çalışılan oyunları , bir de bu oyunlara alet olanları görün…



