Öncelikle şunu söylemeliyim süreç henüz tamamlanmadı. Yani önümüzde sonucu belirleyecek iki adaylı ikinci tur seçimi var. Ve birinci turda bir milyondan fazla geçersiz oy kullanıldığını, sekiz milyon insanın da sandığa gitmediğini düşünürsek henüz hiçbir şeyin garanti olmadığını görürüz.

Öyleyse ne yapmalıyız? Öncelikle umutsuzluğa kapılmadan, moralleri bozmadan, ulaşabildiğimiz her insana gerçekleri anlatmaya devam etmeliyiz. Örneğin Millet İttifakını teröristlerle ittifak yapmakla suçlayan Cumhur İttifakının şu an teröristlerin avukatlığını yapan, terör örgütü ile aynı söylemleri tekrar eden, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ın katillerini meclise taşıdıklarını her ortamda anlatmalıyız
Bir başka örnek kadına hiçbir söz hakkı tanımayan, kadını yok sayan, kadın milletvekillerinin afişlerini seçim otobüsünden kaldıran Yeniden Refah Partisi’nin adaylarını meclise taşıdıklarını her yerde dillendirmeliyiz.
Cumhur İttifakı bileşenleri seçim meydanlarında LGBT’yi dillerine dolarken birçok milletvekillerinin hatta AKP Genel Başkanı Yardımcısı ve sözcüsünün LGBT’li olduğunun ortaya çıktığını herkes bilmeli.
Ortalıkta kul hakkı diye, din, iman diye dolaşan milletvekillerinin, bakanların, genel başkanların mafya ile nasıl içli dışlı olduğunu, ihaleleri yandaşlarına nasıl peşkeş çektikleri ve bu ihalelerden nasıl pay aldıklarını anlatan suç ortaklarının sosyal medya itiraflarına devam ettiklerini bu milletin bilmeye hakkı var.
Evet, anlatacak, konuşacak, yazacak çok şey var ancak zaman kısaldı. Bilinenleri anlatmaktan çok, bilinmeyenleri anlatmalı, ulaşabildiklerimizden çok ulaşamadıklarımıza ulaşmaya çalışmalıyız. Ülke çok keskin bir dönemecin eşiğinde, kimsenin sessiz kalmaya ya da oturduğu yerden ahkâm kesmeye hakkı yok. Muhalefeti eleştirmek, karşı çıkmak bu ülkeye bir şey kazandırmaz; ama çok şey kaybettirir.
Örgütlere, Millet İttifakı bileşenlerine çok büyük iş düşüyor. Özellikle deprem bölgelerinde seçim güvenliğine çok büyük önem verilmesi, doğru kişilerin doğru yerlerde oy kullanması sağlanabilmelidir. Şu an o bölgelerde yüz binlerce kayıp insan var. Bugün adreslere yabancı isimler yerleştirenler pekâlâ kayıp kişilerin kimliklerine ulaşıp onların adına oy kullanabilirler. Bana göre Cumhur İttifakının deprem bölgelerinde bu kadar yüksek oy alması şüpheli ve şaibelidir.
Evet, sorumluluk sahibi, bu ülkenin geleceğini düşünen aydınlık insanlar bir kenarda oturmak sizlere göre değil. Her yerde, her zaman, hep birlikte ülkenin geleceğine sahip çıkmalı ikinci turda bu işi bitirmeliyiz. Buna inanıyorum, bu seçimi vicdan alacak, bu seçimi iyilik alacak, bu seçimi hak, hukuk, adalet alacak. Bu seçimi Kemal Kılıçdaroğlu kazanacak.
