İyiden iyiye gideceğini anlayan iktidarın niyeti Erzurum’da anlaşılmıştır. Seçim otobüsü üzerinde konuşma yaparken, polislerin gözlerinin önünde taşlı saldırıya uğrayan Ekrem İmamoğlu’na geçmiş olsun demek yerine saldırıda bulunanları tebrik eden içişleri bakanı daha büyük provokasyonların olabileceğinin adeta habercisi durumunda.

Bir şehirde, bir siyasetçi seçim propagandası yaparken saldırıya uğruyorsa o ilin valisini, emniyet müdürünü derhal görevden alıp haklarında soruşturma başlatacak olan kişi içişleri bakanıdır. Eğer içişleri bakanı bunu yapmıyorsa provokasyondan bizzat sorumludur. Böyle bir durumda da Cumhurbaşkanı derhal içişleri bakanını görevden almalıdır. Eğer Cumhurbaşkanı da gereğini yapmıyorsa o da provokasyona seyirci kalıyor hatta meydan veriyor demektir.
Peki, bu durumda ne olacak? Şu ana kadar bırakın içişleri bakanını görevden almayı, geçmiş olsun açıklaması bile yapmayan bir Cumhurbaşkanı var. Bu demektir ki çok daha provokatif olaylar yaşanabilir. Hatta bizzat provokatörler yönlendirilebilir. O zaman ne yapılacak? İşte asıl önemli olan bu.
Herkes evinde mi oturacak? Hiçbir muhalif seçim mitingine katılmayacak mı? Hayır, tam tersine maaile olarak seçim mitinglerine katılmalıyız. Zaten onların istediği insanları korkutmak, sindirmek, iradesine engel olmak…
Seçim gününe kadar, hatta seçimden sonra soğukkanlılığımızı koruyarak bunları yolcu edeceğiz. Ha görevini gereği gibi yapmayan polis, jandarma, kaymakam, vali de hesap vermeye hazırlansın.
