Taklitlerinden sakının…

tarafından
1636

Sanırım böyle bir ürün tanıtım sloganı vardı, dillere pelesenk olan. Aslı olmayan, asılın yerine konulmaya çalışılan her tür ürün için kullanıldığı gibi birilerine benzemeye çalışan kişiler, aşırma düşünceler, çalınan projeler için de kullanılırdı bu söz.

Tüm Türkiye yeniden hatırladı bu sloganı” Taklitlerinden sakının!” nasıl mı hatırladı? Recep Tayyip Erdoğan sayesinde… 21 yıldır en geniş yetkilerle ülkeyi önce başbakan sonra cumhurbaşkanı olarak yöneten Recep Tayyip Erdoğan bugün Cumhuriyet Halk Partisi tarafından yıllar önce programa alınmış projeler olarak açıklanan konuları bugün kendi projesi gibi açıklamaya çalışıyor. Eeee doğal olarak da halk “ Taklitlerinden sakının, açıkladığı projelerin gerçek sahibi Cumhuriyet Halk Partisi’dir, Kemal Kılıçdaroğlu’dur”  diyor.

Haklılar, 21 yıllık AKP iktidarında ülkeyi depremlerde, sellerde, maden göçüklerinde hayatlarını kaybeden acılı insanların yaşadığı bir toplum haline getirdiler. İşsizler ordusu yarattılar, müflis iş insanlarının sayılarını yüz binlere çıkardılar, kepenk kapatan esnafların sayısı milyonları aştı. Demokrasiyi, hukuku, adaleti katlettiler. Avukatları adliye koridorlarında copladılar. Doktorları hastanelerde gözaltına aldılar, gazetecileri yerlerde sürüklediler cezaevlerine attılar. Üniversitelileri, üniversitelerde ters kelepçe ile karakollara taşıdılar, kadınların sokak ortasında kurşunlanmasına seyirci kaldılar.  Açıktan intihar eden insanlar kitlesi yarattılar.

Bugün artık yolun sonuna geldiler. Hiçbir hizmet üretemedikleri gibi, proje de hazırlayamıyor, muhalefet partilerinin projelerini kullanmak istiyorlar. Yani bir anlamda bugüne kadar yaptıkları yanlışları kabul ediyorlar ve projeleri aşırma yoluyla kendilerini af ettirmeye çalışıyorlar. İnsanlar sormaz mı? Bugüne kadar aklınız neredeydi? 21 yıllık iktidarınız döneminde neden yapmadınız, bugün yapacağız dediklerinizi? 

Emekliye iki bayram ikramiye, KPSS’de mülakatı kaldırma sözü, aile destek sigortası, ev kadınlarına emeklilik, emeklilikte yaşa takılanların sorunları, kamuda taşerona son verilmesi, asgari ücretin şu anki rakamlara ulaştırılması, uzman çavuşların özlük hakları, atanamayan öğretmenlere atanma sözü, polis teşkilatının özlük haklarının iyileştirilmesi, 3600 ek gösterge, kamuda torpile son herkes liyakatına göre görev alacak diyen Kemal Kılıçdaroğlu değil mi? Bizim iktidar olduğumuz dönemde hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, anneler çocuklarının geleceği için endişelenmeyecek, sabahın erken saatlerinde bir evin kapısını sadece sütçüler çalabilecek, bu ülkeye hak, hukuk, adalet getireceğiz diyen Kemal Kılıçdaroğlu değil mi?

Bütün bu projelerin 15 Mayıs sabahından itibaren bir bir hayata geçirileceğini biliyor. Ve bu sistemin de, AKP’nin de, kendisinin de siyaset sahnesinden ebediyen silinip kaybolacağını biliyor. İşte o yüzden Kemal Kılıçdaroğlu’nun projelerine sarılmaya çalışıyor. Ancak halk gözünü açtı artık. Ne demagojilere, ne din sömürüsüne, ne de gerçekte var olmayan hizmetlere inanmıyor. İçinde birazcık vicdan olan, kafasında birazcık akıl olan herkes biliyor ki AKP gitmeden, ucube sistem değişmeden bu ülkede yoksulluk da, yolsuzluk da, yasaklar da bitmeyecek, bu ülkeye hak, hukuk, adalet gelmeyecek. İşte bunun için yüreğini, vicdanını eline alıp sandığa gidecek hak edenlere hak ettiği oyu , hak edenlere de hak ettiği dersi verecek bu halk.