Ülke ekonomisini sopayla düzeltebileceğini sanan bir anlayış ne yazık ki on dokuz yıldır ülkeyi yönetiyor; inanması gerçekten güç (!)

Aldığı yanlış ekonomik kararların, uyguladığı yanlış ekonomik politikaların sonucunda yaşanan ekonomik krizlerin sorumluluğunu dış güçlere bağlayan siyasi irade şimdi kendisine yeni bir düşman yaratmaya çalışıyor. Neymiş efendim döviz yükselince yükselen fiyatları, döviz düşünce düşürmeyen işletmelerden hesap soracakmış.
Birincisi dövizin bu kadar yükselmesinin de, sonra aniden düşmeye başlamasının da sorumlusu siyasi iradedir, döviz yükselince artan maliyetler karşısında fiyat yükselten işletmeler ya da üreticiler değildir, önce bu noktayı gözden kaçırmayalım. İşletmeler varlığını sürdürebilmek için kar etmek zorundadır. Kar etmek zorunda olan bir işletmede günün koşullarına göre pozisyon almak, maliyetine göre satış fiyatları belirlemek zorundadır. Siyasi iradenin hedef gösterdiği işletmelerin neredeyse tamamı sirkülâsyonu yüksek olan işletmeler; yani döviz yükselse de, düşse de para hareketliliği devam eden yerler.
Şimdi dolar on sekiz lirayken fiyatı dolara bağlı bir malı, o kur üzerinden temin eden işletme satış fiyatını o kura göre belirlemek zorunda. Bir gün sonra dolar 11 liraya düşünce o işletmeye “satış fiyatını düşür “ demek siyasi iradenin yanlış ekonomik kararlarının faturasını o işletmeye kesmek demektir ve belki de o işletmeyi iflasa sürüklemek demektir.
Siyasi irade bu tip işletmeleri hedef gösterip takibe alacağını ilan etmek yerine o para babalarına yaptığı kıyağın benzerini bu işletmeleri korumak için yapabilir. Küçük işletmelerin kur farkı dolayısıyla uğradığı zararı devlet olarak karşılayabilir. Bu çok daha mantıklı olur.
