Barolar harekete geçmelidir

tarafından
417

Kim ne derse desin ülke tamamen seçim atmosferine girmiş durumda. Bunun en açık göstergesi de AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bildik üslubuyla açıklamalar yapması, her seçim öncesinde olduğu gibi tehditkar, tahrik edici, ayrıştırıcı hatta şiddete dönük söylemlerde bulunmaya başlamış olmasıdır.

26 Ekim Salı günü meclis grubunda sinevizyon eşliğinde yaptığı konuşmayı izleyen hemen herkesin ortak fikri “ AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu açık hedef gösterdiğidir.” 

Cumhuriyet Halk Partisi bugün iktidara yürüyen bir partidir. İktidara yürüyen bir partinin genel başkanını hedef göstermek, on milyonlarca insanı hedef göstermek demektir. Bu da kaos, şiddet, terör hatta iç savaş tehlikesi demektir. Barolar tehlikeyi görmeli, Türkiye Barolar Birliği Başkanı eşliğinde 79 baro ortak açıklama yapmalıdır.  Ve tabii ki sivil toplum örgütleri de tehditkâr, tahrik edici, ayrıştırıcı, şiddete dönük söylemlere karşı seslerini yükseltmelidir.

Ülke zaten tarihinin en zor günlerini yaşamaktadır, bu tür söylemler sonucunda oluşacak gerginlikler ülkeyi bir felakete sürükleyebilir, böyle bir sonucun baş sorumlusu da bu tür söylemlerde bulunanlar ile bu söylemlere karşı durmayan hukukçular, sivil toplum örgütleri ve tabii ki duyarsız kalan kamuoyu olur.  Herkes ama herkes duyarlı ve dikkatli olmak zorundadır.