Sona yaklaştıkça…

tarafından
597

Şöyle bir etrafınıza bakın; mutlu, huzurlu, güvenli bir yüz görebiliyor musunuz? Herkes gergin, herkes endişeli, herkes huzursuz; ben gergin değilim, bir sorunum yok, huzursuz hiç değilim diyen birisine rastlarsanız bilin ki iktidarın nimetlerinden faydalanan ya da faydalanma umudu taşıyan yandaşlarıdır.

Covid-19 kontrolden çıktı, hastanelerin yoğun bakım üniteleri doldu, süreçte yüzlerce sağlık görevlisi, binlerce vatandaş hayatını kaybetti , kaybetmeye devam ediyor, bizimkiler hala her şey kontrolümüz altında havasındalar.

Küçük esnaf kan ağlıyor. Çiftçi bitmiş halde, iş insanları peş peşe iflas ediyor, bizimkiler “Ekonomimiz dünyanın sayılı ülkeleri arasına girdi” diyor. İnsanlar açlıktan intihar ederken bizimkiler “Ekonomimiz pik yaptı” diyor. Ana muhalefet partisi milletvekili mecliste bas bas bağırıyor,”İnsanlar aç, aç kuru ekmekle karnını doyuruyor” diyor, iktidar milletvekili utanmadan ” İnsanlar ekmekle karnını doyuruyorsa demek ki aç değil” diyor.

Yargı derseniz o çok ayrı bir konu, insanlar adliyelerin önünden geçmeye korkar oldu. Her kim ki iktidarı eleştirir, hakkında kötü söz söyler ya da yazarsa ertesi gün fetöcü ya da fetöcülere bilerek yardım etmekten yargılanıyor. Baksanıza fetö ile ilgili en çok uyarı haberleri yapan,  tehlikeyi işaret eden Sözcü gazetesi yazarlarını, yayın yönetmenini Fetö üyesi olmadan, fetöye bilerek yardım etmekten yargıladılar, çeşitli cezalar verdiler. Kamuoyunun yakından tanıdığı Emin Çölaşan da bunlardan biri. Bütün bunlar neyin işaretleri biliyor musunuz? Sona yaklaşmalarının işareti; aslında her şeyin farkındalar, yolun sonuna geldiklerini görüyorlar. Zaman zaman insan aklını zorlayan açıklamalar yapmaları, zaman zaman yok artık dedirtecek pişkinlikte davranmalarının gerçek nedeni bu…