Geleceğe dair umutların kaybolmaya başladığı bir sırada, bir güneş gibi doğdunuz. İnsanların adalete olan güven duygusunun sıfırlanmaya başladığı,bildik ,tanıdık adli kumpasların yeniden sergilenmeye çalışıldığı günümüzde “ Savunma yürüyor “ sloganıyla düştünüz yollara.

“Avukatlık Kanunu’nda yapılmak istenen değişikliğe ve savunmanın tasfiyesine şiddetle karşıyız. Baroların ayrıştırılmasına ve bölünmesine asla izin vermeyeceğiz.” diyorsunuz . Sizler hukukçusunuz. Sizler avukatlarsınız. Tarafınız her zaman mağdurun yanında zalimin karşısında olmuştur. Sadece adalet istediğiniz, sadece hukuk dediğiniz, sadece insan hakları dediğiniz için yüzlerce , belki de binlerce meslektaşınız cezaevlerine kapatıldı. Ne zaman hak dediyseniz, hukuk dediyseniz, adalet dediyseniz ; ne yasa , ne anayasa , ne avukatlık kanunu göz önüne alınmadan fiziki müdahalelere maruz kaldınız. Tıpkı bugün Ankara girişinde Eskişehir yolunda olduğu gibi polis barikatları çıktı karşınıza. Kimi zaman coplandınız, kimi zaman yerlerde sürüklendiniz , kimi zaman biber gazlarına boğuldunuz, müdahaleler sırasında bel kemiği kırılan kadın avukatlar oldu. Yasalara, Anayasaya aykırı gözaltılar, tutuklanmalar oldu. Adil yargılanma istiyoruz diyerek bedenini ölüm orucuna yatıran tutuklu avukatlar oldu. Hiçbir zaman geri adım atmadınız, hiçbir zaman boyun eğmediniz. Her zaman hukuk, her zaman adalet dediniz.
Bugün de aynı şeyi söylüyorsunuz . Baro başkanları olarak dört gündür yollardasınız ve sizin başkente girişinize izin verilmedi. Yine önünüze polis barikatları çıktı. Eğitimi belli olmayan bir polis size yani hukukçulara, avukatlara hukuk dersi vermeye kalkıyor, yasayı çiğniyorsunuz , yürüyemezsiniz , yasak diyor. Güler misin ,ağlar mısın? Okuma yazmayı bilmeyen çocuğun ilk öğretmenine ders vermeye çalışması gibi… Halbuki sorsa “ Yasa dışı emre uymak suç mu avukatım ?” diye, alacak cevabını. Suç işlediğini ve gelecekte belki de yargılanacağını öğrenecek…
Bugün sabahladınız Ankara soğuğunda ,yağmurunda .Yiyeceklerinize el konuldu, bulunduğunuz yerleri terk etmeye zorlanıyorsunuz. Bir karşılığı olacak elbet toplumda. Bir yanda siz hukukçular, bir yanda hukuku tanımayanlar. Bir yanda adalet diyenler diğer yanda adalet haykırışlarına kulaklarını tıkayanlar. Toplum tarafını belirleyecektir. Bu toplum gün gelecek bunların hesabını soracaktır. İyi ki varsınız …
Teşekkürler baro başkanlarımız. Teşekkürler avukatlarımız. Bu ülke sizlerle güzel…
