Yolun sonuna geldiğini fark eden Recep Tayyip Erdoğan ülkeyi büyük bir karışıklığın, acının, gözyaşının içine doğru hızla sürüklemektedir. Suriye’de hakkı ve yetkisi olmadığı halde terör örgütleriyle işbirliği içerisinde Suriye ordusuna saldırarak, Suriye’deki iç savaşın boyutlarını büyütmek, olası bir Türkiye Suriye savaşında milli kahraman olmak istiyor.
Bu yolla çöküş sürecinde olan partisinin yeniden toparlanacağına ve birinci parti olacağına inanıyor. Ancak unuttuğu bir şey var; Suriye topraklarında terör örgütleriyle işbirliği halinde Suriye ordusuna saldırmanın haklı ve gerekli olduğu konusunu hiçbir dünya ülkesine kabul ettiremez. Uluslararası hukuk denen bir şey var. Eğer bugün uluslararası kuruluşlar sessiz ve duyarsız gibi görülüyorsa, bu biraz daha bekleyelim anlayışından kaynaklanıyor. Çok sürmez başta BM harekete geçer, ardından AB ve tabii ki ABD.
Bu arada Suriye ve Rusya’da boş durmayacak tabii ki. Bütün dünyanın bildiği gibi Suriye’nin toprak bütünlüğünün garantörü Rusya; Türkiye bugün Suriye topraklarında bu kadar rahat ise bunu Rusya ile yapmış olduğu Soçi anlaşmasına borçlu. Ancak Ruslar “Türkiye Soçi anlaşmasına uymuyor “diyor. “Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda anlaşma imzalamışken terör örgütleriyle birlikte hareket ediyor “diyor. Bu ne demektir? Bu şu demektir;” bulunduğun yerdeki güvenliğin, imzalamış olduğun sözleşmede verdiğin taahhütlere bağlıdır.” Yani sen sözleşmede imza attığın konulara bağlı kalmazsan Suriye’de güvende değilsin diyor.
Bugün Türkiye, iki Suriye uçağını düşürdüğünü ve ÖSO ile birlikte ilerlediklerini söyledi. Bu Soçi anlaşmasına bağlı kalmamak demektir ki, bu da Suriye her an büyük bir misillemede bulunabilir demektir. Nitekim Suriye olayın hemen ardından özellikle İdlib ili olmak üzere Suriye’nin kuzeybatı bölgesinde hava sahasının kapatıldığını duyurdu. Rusya Savunma Bakanlığı ’da, Şam yönetiminin İdlib’deki hava sahasını kapatmasının ardından, bu bölgede Türk uçaklarının güvenliğini garanti edemeyeceklerini bildirdi. Bu da demektir ki o bölgede uçacak Türk uçakları vurulacak.
Recep Tayyip Erdoğan ateşle oynuyor. Uluslararası hukuku yok sayıyor ve bütün bunlar olurken askerlerimiz şehit oluyor. Bu tavır, bu haliyle sürerse daha çok canımız yanacak, daha çok askerimizin ardından gözyaşı dökeceğiz. Muhalefet partileri harekete geçmeli, uluslararası hukuku yok sayarak, anayasayı yok sayarak, yetkisi olmadığı halde ülkeyi savaşa sürükleyen Recep Tayyip Erdoğan’a engel olmalıdır. Bunun yolu da halka gitmektir. Gerçekleri halka anlatmaktır.
