Siyasi çöküşten kurtulmanın yollarını arayan tek adam rejimi, komşusu Suriye topraklarında Suriye ordusuyla çatışıyor. Neden? Suriye devletine karşı ayaklanmış cihatçı terör örgütlerini korumak adına. Yandaş, besleme basını da adını “Ilımlı askeri muhalifler” koyduğu terör örgütlerinin, Suriye ordusuna karşı giriştiği saldırıları adeta kahramanlık öyküleri gibi anlatma çabasında…
Türkiye artık Suriye politikalarında yanlış yaptığının farkına varmak zorunda. Suriye’de rejim kazanmıştır, Beşar Esad kazanmıştır, Suriye halkı kazanmıştır. Yıllardır süren kanlı iç savaşın sorumluluğundan kurtulmanın yolu derhal Suriye rejimiyle görüşmelere başlamak ve ordunun güvenli bir şekilde ülke sınırlarına çekilmesini sağlamaktır.
Türk ordusu şu an Suriye topraklarında izinsiz olarak bulunuyor ve Suriye halkına yıllardır kan kusturan, asker, polis öldüren cihatçı terör örgütlerini korumaya çalışıyor. Suriye devleti de cihatçı terör örgütlerinin kökünü kazımak, iç savaş sürecini sonlandırmak kararlılığında. Ve tabii Rusya tüm askeri gücüyle karada, havada, denizde Suriye’nin yanında…
Aklı başında bir insan söylesin; Türkiye ne yapıyor, ne yapabileceğini sanıyor? Boş tehditlerle bir devletin kendi topraklarında terör örgütlerine boyun eğeceğini mi sanıyor? Ya da Suriye ile Rusya ile savaşıp, savaşı kazanacağını mı düşünüyor? Ne düşünüyor? Suriye topraklarında şehit sayımız arttıkça kamuoyunun desteğinin artacağını mı düşünüyor? Partisinin yeniden birinci parti olacağını mı zannediyor?
Geçti artık o günler, artık ikinci parti bile olamaz. Ülkesinde açlıktan intihar eden insanlar varken, ülke kaynaklarını cihatçı terör örgütlerine harcayan, cihatçı terör örgütlerini korumak adına ordusunu savaşa sürükleyen, Mehmetçiklerin yabancı topraklarda can vermesine sebep olan kişi bir daha seçim falan kazanamaz.
Yazık oluyor gençlerimize, yazık oluyor askerlerimize, yazık oluyor bir ulusa. Türkiye artık AKP’den de, Recep Tayyip Erdoğan’dan da, onların koltuk değneği Devlet Bahçeli’den de bir an önce kurtulmalıdır. Bunun yolu da erken seçimdir, başka yol yok.
