İç siyasette sürekli kan kaybeden, partisi AKP dağılmaya başlamışken, adına cumhurbaşkanlığı hükumet sistemi dediği ucube sistem artık kendi partisinde dahi tartışılırken savaş ipine sarılan Erdoğan ülkeyi büyük felaketlere sürüklüyor.
Suriye’de devlete karşı silahlı mücadele veren şeriatçı terör örgütü El- Nusra ve yandaşlarını sivil halk olarak tanımlamaya çalışmak, onların yanında olmak, silah, cephane gibi savaş malzemeleri başta olmak üzere her türlü yardımı sağlamak, her konuda destek olmak, acıların dinmemesi, gözyaşlarının bitmemesi demektir. Mehmetçiklerin Suriye topraklarında Şehit olmaya devam etmesi demektir.
Suriye topraklarında izinsiz bulunarak, şeriatçı terör örgütü El- Nusra’yı koruyup, kollamaya çalışıyorsun. Şeriatçı terör örgütünün kontrolünde bulunan noktalarda sözde terörü önlemek için gözlem kuleleri kuruyorsun ve Rusya destekli Suriye ordusu şeriatçı terör örgütü El-Nusra’yı eziyor geçiyor. Senin sözde terörü önlemek için kurduğun gözlem noktaları tamamen Suriye ordusunun kontrolüne geçen noktalarda kalıyor. Ve sen hala bir adım geri çekilmem diyorsun. Senin ne işin var orada? Ne PYD/YPG ne de PKK yok o bölgede. Üstelikte PYD/YPG, PKK’ya Esad da göz yummuyor, izin vermiyor. O kuleleri boşaltmayacağız demekle elinize ne geçecek? Orası Suriye toprakları ve Suriye devletinin kontrolünde…
Suriye ile savaşa girilirse ABD’nin arka çıkacağını, NATO’nun devreye gireceğini, BM ordularının Suriye’ye girerek Esad’ı devireceğini ve iktidarı El- Nusra’ya vereceğini sanıyorsanız aldanıyorsunuz. ABD ve koalisyon güçleri dahi o sevdadan vazgeçtiler.
Suriye ile girilecek bir savaşta kahraman olmayı, yeniden eski siyasi gücünüze ulaşmayı hayal ediyorsanız ,o hayalden de vazgeçin. Giden her gün iktidarınızdan…

