İki garip yorum

tarafından
415

AKP’nin MYK toplantısı sonrasında açıklamalarda bulunan AKP Sözcüsü Ömer Çelik’ten iki garip yorum.  Birincisi, bir gazetecinin son günlerde ortaya çıkan skandallarla zor günler yaşayan Kızılay ile ilgili soruya verdiği cevap; ikincisi de önceki dönem Genelkurmay Başkanlarından İlker Başbuğ’un katıldığı bir canlı yayında “26 Haziran 2009’daki kanun teklifini getiren siyasiler araştırılsın. FETÖ’nün siyasi ayağı yok dersek gerçek inkâr olur” sözlerine yaptığı yorum.

Şimdi, AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in gazetecinin Kızılay ile ilgili sorduğu soruya verdiği cevap aynen şu” ‘Bağışçıyla Kızılay arasında mesele. Çeşitli görüşler ifade edildiğini biliyoruz. Karşılıklı açıklamalar yapıldı. Kızılay ve bağışçıların açıklamalarının üzerine yapacağım bir açıklama yok’.

Nasıl oluyor bu iş? Ortada devletten vergi kaçırma “ Kızılay başkanının deyimiyle vergi vermekten kaçınma “ var. Bağışçının söylemiyle “ Vergiden fazla bağış yapılması söz konusu” yani devlete ödenmesi gereken miktardan daha fazlası Kızılay aracılığıyla kamuoyunda tacizci olarak ün yapmış bir vakfa bağışta bulunulmuş. Ama AKP sözcüsü Ömer Çelik “Kızılay ve bağışçıların açıklamalarının üzerine yapacağım bir açıklama yok” diyor. Kızılay başkanının da, bağışçının da kendi ifadelerinden açıkça görüleceği üzere devletten vergi kaçırılmış, nasıl söylenecek sözünüz yok? Siz devlet değil misiniz? Devletin en etkin görevlileri değil misiniz? Yoksa her şey sizin bilginiz, sizin kontrolünüz altında mı yapıldı?

Gelelim ikinci garip açıklamaya, önceki dönem Genelkurmay Başkanlarından İlker Başbuğ’un “26 Haziran 2009’daki kanun teklifini getiren siyasiler araştırılsın. FETÖ’nün siyasi ayağı yok dersek gerçek inkâr olur” sözlerine yaptığı yoruma. Burada da aynen şunu söylüyor” Kim ki herhangi meseleyi vesile addecek yüce Meclisi ve sivil siyaseti aşağılamaya çalışıyorsa bunun arkasında iyi niyet görmemek gerekir.”

Hadi, buyur. Yahu, Genelkurmay Başkanın sivil mahkemelerde yargılanmasının yolunu açan yasa değişikliğini meclise sunan ve yasayı değiştiren siyasi irade fetöcü değilse, kim fetöcü?  Yargıyı tamamen ele geçirmiş, fetöcü hâkimlerle oluşturulan mahkemelerde ordunun dönüştürülmesine yol açan kararların alınmasını sağlayan siyasi irade fetöcü değilse, kim fetöcü?

İnsanlarla dalga mı geçiyorsunuz? Fetöcü savcıların yaptığı soruşturmalar, fetöcü hâkimlerin yaptığı yargılamalar için,  “ Ben bu davaların savcısıyım “ diyen kimdi? Bütün dünyanın gözü önünde düzmece soruşturmalarla Türk Silahlı Kuvvetleri dizayn edilmeye çalışılırken, 15 Temmuz darbe girişiminde bulunan subayların bir bir yükselmelerini sağlayan kararlar alan mahkemeler için “ Türk ordusu bağırsaklarını temizliyor “ diyen kimdi? Bu insanlar şimdi nerede? Hangi mevki, makamda?  Fettullah Gülan’e övgüler dizen, ülkesi için eşi bulunmaz hizmetler üreten din âlimi diyen bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları,  sözde saygın iş adamları, makbul gazeteciler nerede, ne yapıyorlar şimdi?

Sizler gerçekten insan aklıyla dalga mı geçiyorsunuz? Kulaklarımızda çınlıyor hala “ Ne istediniz de vermedik? “sözleri. Kulaklarımızda çınlıyor hala “ Dön gel artık bitsin bu sıla hasreti! “sözleri . Bir de kalkmış “FETÖ devletin damarlarından, kılcal damarlarına varıncaya kadar yok edilmesi hiçbir şekilde kesintiye uğramayacaktır. FETÖ’nün nerede hangi ayağı varsa elinde bilgi, belge olan, yardımcı olmak istiyorsa büyük memnuniyetle karşılanır.” diyorsunuz…