Kanal İstanbul vaktinden erken götürecek

tarafından
413

Kanal İstanbul vaktinden erken götürecek

Bilim insanlarının karşı çıktığı, siyasetçilerin hayır dediği, halkın istemediği bir projeyi kimse uygulayamaz. Uygulamaya kalkarsa da kendi sonunu hazırlamış olur.

Bir daha seçim kazanamayacağını iyiden iyiye anlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partili cumhurbaşkanlığı hükumet sisteminin en başarısız dönemini yaşarken, üstelik de mevcut sistem tartışılmaya, erken seçim dillendirilmeye başlamışken farklı hamlelerle yeniden toparlanmaya çalışıyor. Bunlardan biri de sözde Kanal İstanbul projesi.

Gerekliliği hiçbir şekilde açıklanamayan projenin ne ekonomik getirisi, ne siyasal kazancı ne de askeri kazanımı izah edilemezken tam tersine askerler tarafından güvenlik sorunu yaratacağı, siyasetçiler tarafından Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nde elde edilen kazanımların tehlikeye gireceği, bilim adamları tarafından büyük bir felakete sebep olacağı vurgusu yapılırken bu projeyi gündemde tutmak siyasi intihardır.

Bu proje Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi “ Taa İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığının son yıllarından beri araştırılan, düşünülen bir proje değil”  Bu proje bir Osmanlı projesidir. İlk defa Kanuni Sultan Süleyman tarafından ele alınmış, bunun için Mimar Sinan görevlendirilmiş, savaşlar nedeniyle de ilerleme sağlanamamıştır.  Kanuni’den sonra Sultan 3. Murad 1591’de yeniden keşifler yaptırmış yine sonuç alamamıştı. Üçüncü olarak Sultan 4. Mehmed Han 1654 senesinde Hinoğlu isimli bir mühendisi bölgeye keşif yaptırmak üzere görevlendirmişti. Dördüncü olarak Sultan 3. Mustafa Han döneminde iki ayrı teşebbüste bulunulmuş, maddi sıkıntılar nedeniyle sadece Sapanca ile İzmit Körfezinin birleştirilmesi düşünülmüştü. Beşinci olarak Sultan 2. Mahmud Han 1813’te bir heyet görevlendirmişti. Altıncı olarak Sultan Abdülmecid devrinde 1845 ve 1857’de proje tekrar ele alınmıştı. Yedinci ve son olarak Sultan Abdülaziz döneminde 1863’te Sapanca’nın İzmit Körfezine bağlanması için Mühendis Riter ve Hayri Bey tarafından çalışmalar yapılmıştı. Nihayetinde proje bir türlü hayata geçirilememişti.

Görüldüğü gibi bu proje Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın taa İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığının son yıllarına değil Kanuni Sultan Süleyman’a dayanır.  Kanalın açılması amacı da hiç de öyle Cumhurbaşkanının bugün anlattığı gibi değildir. Marmara ve Karadeniz’in bir kanalla birleştirilmesi projesinin amacı; Osmanlı donanmasının direk keresteleri Eflak ve Boğdan’dan, tekne ve güverte keresteleri Eskişehir, Bolu ve Kocaeli tarafından getirilirdi. İstanbul’un yakacak ve inşaat için kullanılacak keresteleri de Kocaeli’nden getirilirdi. Temin ve ulaşımda zorluklar yaşandığı için kereste ve odun fiyatları çok yüksekti. Bunun için Sakarya Nehri’ni Sapanca Gölü’ne, Sapanca Gölü’nü de İzmit Körfezi’ne bağlayarak Marmara ve Karadeniz’in bir kanalla birleştirilmesi düşüncesi doğdu, proje bundan ibaret.

Koşullar değişti, zaman değişti, 22 Haziran 1936’da Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalandı. Kısacası Osmanlı’da 7 kez, 7 ayrı padişah döneminde gündeme gelen ve hayata geçirilemeyen proje Montrö Sözleşmesiyle elde edilen kazanımları da tehlikeye atarak yeniden gündeme alınması İstanbul’a karşı işlenen ihanet suçlarına bir yenisini eklemekten başka bir şey değildir.  Başta İstanbul halkı olmak üzere Türk kamuoyu buna izin vermeyecektir.