Asgari ücret pazarlığından vazgeçin
Türkiye gerçekten her yönüyle ilginç bir ülke; 2020 yılı asgari ücret tartışmalarının yoğun bir şekilde sürdüğü sırada basına düşen bir haber dikkat çekiyor; Cibuti’yi sel felaketinden koruyacak baraj Türkiye’den. Ardından başka bir haber; TDV ( Türk Diyanet Vakfı) tarafından yaptırılan Cibuti’nin en büyük camisinin resmi açılışına katılmak için kiralanan uçak maliyeti 744 bin lira…
Ülkenin ekonomik durumu bu kadar iyi ise açlık sınırının altındaki bir asgari ücret pazarlığı neden? Yok, durum iyi değilse bu israf neden?
Bir ülkede geçim sıkıntısı yüzünden kendisini, ailesini yok eden insanlar varken, başka bir ülkeye ekonomik yardımlarda bulunulmasının izahı nedir? Ülkede çalışan işçilerin yarıdan fazlası asgari ücretle çalışırken ve asgari ücret açlık ve yoksulluk sınırının altındayken; asgari ücretin de altında çalışan bir milyon sekiz yüz bin ’den fazla işçi varken, başka bir ülkeye camii, külliye yapılmasının maliyeti karşılanabiliyorsa bugün sendikalarla asgari ücret pazarlığı yapmak bu ülke insanına ihanettir.
Bugün Cibuti’ye camii, külliye yapan, açılışına katılmak için bile bir dünya masraf yapan hükumetin “Yanı başında komşusu açken tok olarak geceleyen kişi (olgun) mü’min değildir” sözünden haberi yok mu? Bu nasıl bir İslam anlayışı? Bu nasıl bir Müslümanlık?
Gerçek vicdan sahipleri , gerçek Müslümanlar gösterişten, israftan kaçınan ve işçinin, emekçinin alın terini pazarlık konusu yapmayanlardır. Sendikaların önerdiği rakamlar makul, insanca yaşanabilmesi için gereken asgari rakamlardır. Önerilerin rakamları kabul ederek asgari ücret pazarlık masasından kalkılması gerekir.

