Söyleyene değil söyletene bak

tarafından
430

ABD Başkanı Donalt Trump bir laf etti Türkiye ayağa kalktı.  Neymiş efendim Türkiye eski Türkiye değilmiş, kimse Türkiye’yi tehdit edemezmiş falan, filan. Ya bırakın bu tür söylemleri. Sanki Donalt Trump ilk defa tehdit ediyor ülkeyi, sanki daha önce AKP hükümetlerine tehdit ile iş yaptırmadı (!)

Biraz gerçekçi olun lütfen.  Türkiye günlerdir hatta aylardır Fırat’ın doğusuna gireceğiz, güvenli bölge oluşturacağız, buralara konutlar yapacağız, ülkemizde bulunan Suriyelileri buralara yerleştireceğiz gibi laflar ediyor, açıkça da bunları ABD, Rusya, Suriye ve bölge ülkelerine rağmen yapacağız diyordu.

Rusya konuyla ilgili fikrini açıkladı; Suriye topraklarında atılacak her adım için Suriye’den onay alınması gerekir dedi. Suriye ABD’de, Türkiye’de topraklarımızda işgalci durumdadır topraklarımızı terk etmeli, yoksa uluslararası hukuktan doğan haklarımızı kullanır, her iki devleti de vururuz dedi. Üstelik bu sözleri BM genel kurulunda tüm dünyanın gözleri önünde söyledi. Bölge ülkelerinden İran, Irak’ta aynı şeyleri söyledi. Suriye’nin toprak bütünlüğü sağlanmalı, Suriye’de her tür konuda muhatap Suriye halkı olmalıdır dedi. 

Kısacası ABD ile Türkiye bölgede yalnız kaldı. ABD bu durumu çok net gördü. Bu durumu görüp, anlayamayan dahası iç siyaset malzemesi yapmaya çalışan Türkiye’yi saygı sınırlarını aşan, müttefik ülke söylemlerine yakışmayan bir dil ile tehdit etti ,durum bundan ibaret.

Neden şaşırdınız, beklenmeyen bir durum değil ki bu? Türkiye’nin sabah akşam tehdit dolu sözlerine ne kadar duyarsız kalacağını zannediyordunuz; ya da ABD’nin böyle bir müdahaleye seyirci kalacağını mı düşünüyordunuz? ABD duyarsız kalsa, ne haliniz varsa görün deyip arkasını dönüp gitse ( Bölgedeki oluşumun her tür hazırlıklarını destekleyip, tamamlanmasını sağladıktan sonra) bölge ülkelerinin, başta Suriye’nin böyle bir müdahaleye sessiz kalacağını mı zannediyorsunuz?

Herkes aklını başına alsın. Baştan beri uygulanan yanlış Suriye politikaları başımıza bu dertleri açtı. Bundan sonra yapılacak yanlışlar Türkiye’yi 50 -60 yıl geriye götürür. Mehmetçiğin kanı, bu halkın canı iç siyaset malzemesi yapılamaz. Yapılacak tek şey vardır Suriye’yi muhatap alıp, bölge sorunlarının çözümü için Beşar Esad ile masaya oturmaktır. Gerisi hikaye…

Bölge ülkelerinin , başta da Suriye’nin dolayısıyla Rusya’nın uyarılarını dikkate alınmadan atılacak her adım, Türkiye için sonu gelmez dertler demektir. Kan demektir, gözyaşı demektir. Ekonomik krizler demektir.