
İnsanı güzelleştiren, insanı yücelten güzel ahlaktır. Her insan aynı şeyi düşünmek, aynı değerleri savunmak ya da aynı şeylere karşı çıkmak zorunda değildir. Özellikle de siyasi partiler, siyasi liderler birbirlerini onaylamak, desteklemek ya da sahip çıkmak zorunda değillerdir. Varoluş nedenleri zaten budur; yani birbirlerinin alternatifi durumundadırlar. Birbirlerini eleştirmeleri, birbirlerinin uygulama ya da düşüncelerine karşı çıkmaları kadar doğal bir şey yoktur.
Siyasi parti liderlerinin tatlı atışmaları, esprili sataşmaları toplumda hoş karşılanır; ancak bir siyasi parti liderinin, başka bir siyasi parti ya da liderini hedef alarak söyleyeceği sözlerin ahlak dışına çıkması toplumu gerer, insanları ayrıştırır hatta birbirine düşmanlaştırır. Bu yolu izleyen bir siyasi lider toplum adına potansiyel tehlikedir.
Ne yazık ki böyle bir siyasi lider var; Recep Tayyip Erdoğan. Gerek siyasi partileri, gerekse liderlerini siyasetçi ahlakı ve nezaketiyle değil sokak ağzıyla eleştiriyor; çoğu zaman da eleştirmiyor, hakaret ediyor, aşağılıyor, bazen işi küfür noktasına kadar getiriyor. Bu tavırları da toplumu geriyor. Oysa toplumun gerginliğe değil, huzura ihtiyacı var; çatışmaya değil, kaynaşmaya ihtiyacı var.
Kendi partisinden önceki dönemlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yapan Faruk Çelik cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili bir laf attı ortaya. Dedi ki; ilk turda seçilmek için gerekli olan yüzde elli artı bir oy oranı bu ülkeyi yorar, yüzde kırk artı bire düşürelim; yani konuyu gündeme getiren kendi partisinden birisi. Sonra ki süreçte de herkes konu ile ilgili düşüncesini açıkladı, buna kendisi de dâhil. Sonra kalkıyor partisinin Ankara Kızılcahamam’da düzenlenen 29. İstişare ve Değerlendirme Toplantısında “CHP bundan kendine bir şey çıkarmaya çalışıyor. Bundan sana bir şey çıkmaz. Buradan sana kemik de düşmez.” Diyor.
Şimdi, bu sözleri sarf eden bir siyasi partinin genel başkanı ve cumhurbaşkanı. Şimdi, bu sözler ahlaki mi? Bu sözler kabul edilebilir mi? Soruyorum sizlere, en çok da AKP’ye gönül vermiş, oy vermiş insanlara soruyorum bu sözleri yakıştırıyor musunuz (?) bir ülkenin cumhurbaşkanına.
Anlıyoruz oy oranındaki büyük düşüş sonrasında oldukça sinirli ve gergin. Anlıyoruz AKP eski kurmaylarının parti kurma çalışmaları kendisini fazlasıyla öfkelendiriyor; ama ahlak ve terbiye sınırlarını aşarak muhalefet partilerini eleştirmesi, aşağılaması kendisine daha çok oy kaybettiriyor. Bir de üstüne üstlük toplumu geriyor. Bir an önce bu dili bir kenara bırakmalı, olması gerektiği üslupla konuşmalıdır. Yoksa şu an yüzde otuzların altına düşen oy oranı, yüzde yirmi, yüzde onların altına düşer benden söylemesi .

