
Güne başlarken birlikte karşınıza çıkan yasaklar, yasaklamalar, soruşturma, yargılama, terör operasyonları, sınır dışı müdahale haberleri içinizi karartıyor, ister istemez kendinize şu soruyu soruyorsunuz” ülke ne hale geldi?”.
Evet, gerçekten üzerinde düşünülmesi gereken bir konu; bir yanda 17 yıllık iktidarları dönemindeki icraatlarıyla övünen AKP, diğer yanda AKP’nin icraatları yüzünden dövünen halk. AKP’ye bakarsanız Türkiye büyüdü, çağ atladı, ekonomisi gelişti. Ekonomik verilere bakarsanız durum berbat… AKP’ye bakarsanız ülke insanı refah bolluk içinde; ama emekli maaşına haciz geldiği için kendisini yakan insanlar var… AKP’ye bakarsanız ülkemiz Avrupa’nın en güvenli ülkelerinden; ama şehrin göbeğinde polis araçlarına saldırılar düzenleniyor, dağlarda askerlerimiz şehit oluyor. AKP’ye bakarsanız ülkede hiçbir konuda sorun yok; ama millete sorarsanız asıl sorun AKP…
Sıfır düzeyinde terör ile teslim aldıkları ülkeyi terör karşısında çaresiz hale getirdiler; çareyi sınır ötesi operasyonlarda arıyorlar. Yoksulluk, yolsuzluk, yasaklar bitecek sloganıyla iktidara geldiler; yoksulluk arttı, yolsuzluklar tavan yaptı, yasaklardan yolda yürüyemez hale geldik. İleri demokrasi dediler; konuşan, yazan kim varsa neredeyse hepsi cezaevleriyle buluştu. Barış, huzur, güven dediler; ülkeyi iç savaşın eşiğine getirdiler. Ekonomik kalkınma, büyüme dediler, milli gelir artışı dediler; açlıktan bebekler öldü, çaresizlikten anneler kendini astı, babalar meclis önünde kendi yaktı.
Bu ülke insanı yaşadıklarını hak etmiyor. Milyonlarca işsiz insan, milyonlarca açlık sınırının altında gelirle yaşamak zorunda kalan insan, yasaklardan bunalmış bir toplum, geleceğe dair en küçük bir umut görmeyen halk. Ülke bu şekilde yönetilemez, sorunlar bu şekilde çözülemez. Tek seçenek var o da mevcut sistem için halk oylaması; yani cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi için referandum yapılmalı ortaya çıkacak sonuca göre gerekirse hemen erken seçim yapılmalıdır. Başka yolu yok…

