Ya Allah Bismillah

tarafından
230
Ya Allah Bismillah

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından oluşturulan CYİK ilk toplantısını Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirmiş. Kurulun ilk toplantı sonunda aldığı kararı tahmin edin. “ 13 bin lira olan kurul üyelerinin maaşı 18 bin liraya yükseltildi”

Böylece CYİK’in kuruluş nedenini ve öncelikli amaçlarını öğrenmiş olduk. Oysa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kuruluş amacını şöyle açıklamıştı. ”TBMM Başkanlığı, başbakanlık yapmış ve devlete hizmet etmiş kişilerin bilgi ve birikimlerinden istifade edebilmek”

Anlaşılan o ki kurulun ilk üyeleri Bülent Arınç, Köksal Toptan, Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin ve Yıldırım Akbulut bilgi ve birikimlerini cumhurbaşkanının hizmetine sunmak için 13 bin lira maaşı yetersiz bulmuş. Öyle ya her konunun uzmanı onlarca danışmanın olsun, bakanların, bürokratların olsun, 17 yıldır devleti yönetiyor ol sonra dön, siyaseten yollarını ayırdığın, meclis dışına bıraktığın eski meclis başkanlarının, başbakanların görüşlerine ihtiyaç duy. Bence fiyatı çok daha yukarılara çekebilirlerdi…

Şaka bir yana, şimdi akıllara şu soru geliyor. Eğer bu insanların bilgi ve birikimleri gerçekten bu kadar önemliyse neden siyaseten yollarınız ayrıldı? Birlikte siyasete devam edebilirdiniz. Devlet yönetmek için bu insanların bilgi ve birikimlerine ihtiyaç duyuyorsanız onlarca uzman danışmanın, bakanların, bürokratların işi ne? Onlar ne yapıyor?

Gerçek şu ki; yazılışı CYİK, açılımı Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu olan bu kurul gerçekte Keyfi İstişare Kuruludur. Küskünlerle barışmak, muhtemel rakiplerin önünü kesmek için cumhurbaşkanı tarafından milletin sırtına vurulmuş yeni bir yüktür.

Önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve TBMM eski Başkanı Hikmet Çetin’e teklif yapılması; ancak bu kişilerin teklifi reddetmesi TBMM eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk’a ise üyelik teklifi yapılmaması da bu durumu açıkça ortaya koyuyor.

Bir de şu maaş meselesi var. Eğer bu kurulu oluşturan ve kurulda yer alan üyeler gerçekten samimiyseler maaş almayı reddetsinler.  Ya da maaşlarını ihtiyaç sahibi bir kuruma bağışlasınlar. Neden mi? Çünkü bu insanlar üçüncü nesli yaşayan, ekonomik olarak çoğu insanın hayal bile edemeyeceği noktalara ulaşmış insanlar. Neden açlık sınırının altında gelir elde eden insanların vergileriyle maaş alsınlar? Vicdan mı bu?