İster yerel, ister genel, ister normal seçim, isterse tekrar seçim olsun değişen bir şey yok. Televizyon ekranlarında kahramanlık öyküleri, gazete manşetlerinde “ Terörün belini kırdık, kırıyoruz” haberleri. Mehmetçik dağda bayırda, sınır içinde, sınır dışında operasyonda…
Ama her ne hikmetse bir türlü kırılamıyor terörün beli, kazınamıyor teröristin kökü. Tam tersine her seçim arifesinde saldırılar artıyor, şehit haberleri gelmeye başlıyor, sonra aynı hikâye kaldığı yerden devam ediyor; kararlıyız terör ya bitecek ya bitecek…
Uzun zamandan sonra yeniden sıkça gelmeye başladı şehit haberleri sınırlarımız içinden ve sınır ötesinden. Oysa ne çok duymuştuk” Oy verin terörü bitirelim, oy verin teröristin kökünü kazıyalım, oy verin analar ağlamasın “ sözlerini. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi, 16 Nisan 2017 Anayasa referandumu, 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimi yakın tarihler ve bu seçimlerin tamamını AKP kazandı, tamamını Recep Tayyip Erdoğan kazandı. Seçimlerden önce operasyon, çatışma ve şehit haberleri seçimlerden sonra sessizlik dönemi…
Yine bir seçim var. Üstelik hukuki zeminden uzak YSK kararıyla iptal edilen bir seçimin yenilenmesi. Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’u kaybedersek Türkiye’de tökezleriz dediği bir seçim. Devlet Bahçeli’nin devletin bekası olarak gördüğü seçim ve yeniden başladı operasyonlar, yeniden başladı şehit haberleri, yeniden ağlıyor analar ve yeniden başladı nutuk atmalar” Terörü bitireceğiz!”
Ya tamam anladık da; AKP iktidara geldiğinde terör neredeyse sıfır düzeyine inmişti. Apo tutuklanmış, örgüt darmadağın olmuştu. Geçen 17 yılda nasıl yeniden dirildi, nasıl yeniden can almaya başladı? Devlet bu kadar muktedir de neden bitmiyor terör? Neden analar ağlamaya başladı yeniden. Her gün şehit haberleri geliyor, her gün vatanın farklı yerinde, farklı ocaklar sönüyor. Neden?
