Kaybetme korkusuyla artık sağlıklı bir şekilde düşünemedikleri gibi, kendilerini ifade etme konusunda da sıkıntı yaşamaya başladılar. Öyle bir noktaya geldiler ki; ne dedikleri, ne yapmaya çalıştıkları anlaşılmıyor. Söyledikleri her söz, bir anlam karmaşası yaratıyor. Attıkları her adım bir önceki adımla çelişiyor.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı olarak göreve başlarken namusu, şerefi üzerine tarafsızlık yemini etmiş, her siyasi partiye eşit mesafede olacağının güvencesini vermiş Recep Tayyip Erdoğan, AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’ın seçim çalışmalarına katılarak 39 ilçede miting yapacağını açıklıyor. Ve bunu yaparken İstanbul halkının kendisine güveneceğini düşünüyor; yani namusu, şerefi üzerine ettiği tarafsızlık yeminini çiğnemesine rağmen, her siyasi partiye eşit mesafede olacağının güvencesini vermesine rağmen davranışının İstanbul halkında olumlu karşılık bulacağına inanıyor. Ne denir, nasıl açıklanır bilmiyorum.
Aynı şekilde Recep Tayyip Erdoğan’dan ve yedi sülalesinden hesap sormazsam namerdim diyen Devlet Bahçeli İstanbul’a karargâh kuracağım diyor. Ve yine aynı şekilde davranışının İstanbul halkında olumlu karşılık bulacağını düşünüyor. Ne denir, nasıl açıklanır bilmiyorum.
Bu sözleri söyleyen bir cumhurbaşkanı ya da bir parti genel başkanı değil de bir mahalle muhtarı olsa bırakın seçim çalışması yapmasını, vallahi bir daha o mahalleye giremez. Attığı her adımda karşısına bir mahalleli çıkar “muhtar muhtar daha dün ne söylediğini unutmadık” der. Bunların ya kendileri balık hafızalı ya da milleti balık hafızalı sanıyorlar.
Bir de bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesinin isminin önüne yeniden T.C. yazdıran Ekrem İmamoğlu’na riyakâr demiş birisi. Aslında kendi kendisini tanımlamış. Bugüne kadar söyledikleri ortada, yaptıkları ortada…
Bugün CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ittifakını ki bu ittifak daha da büyüdü PKK ile işbirliği yapmakla, belediyelerin isimlerinin önüne yeniden T.C ibaresini ekleyenleri riyakârlıkla suçlayanlar; İmralı’ya temsilciler göndererek neyin pazarlığına kapı aralamak istiyor onu açıklasın, ondan sonra riyakâr kim, kim kiminle ittifak arayışında onu izah etsin. …
Başta da dedim ya, korku başka bir şey. İnsanın aklını da çeliyor, davranışını da bozuyor. Değil 39 ilçede miting yapmak, İstanbul’un her mahallesinde, her gün ayrı bir miting yapsa İstanbul olayı bitti; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu… Her şey güzel olacak.
