Bu ülkenin en barışçıl söylemlerini dile getiren, en kritik anlarda bile son derece sakin, soğukkanlı ve uzlaşmacı bir tavır sergileyen, güler yüzlü ana muhalefet partisi liderine karşı kitlesel bir linç girişiminde bulunuluyor. İktidar partisi ile gizli ortağı MHP ciddi bir tepki ile olayı kınamadıkları gibi linç girişiminde bulunulan Kemal Kılıçdaroğlu’nu suçluyorlar. Saldırının bizzat kışkırtıcısı, tahrik edicisi içişleri bakanı ise adeta linç girişiminde bulunanların avukatlığına soyunuyor. AKP amigoları işi daha da ileri götürerek saldırganlardan milli kahramanlar yaratmaya çalışıyor. Sosyal medyada saldırganlara destek mesajları yayınlanırken, Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı inanılmaz saldırılar düzenleniyor. En sonunda da bir avukat grubunun saldırganın avukatlığını yapmak için başvuruda bulunduğunu öğreniyoruz.
Bütün gelişen olaylar açıkça gösteriyor ki; linç girişimi organize şekilde planlanarak kalabalıklar bilinçli şekilde yönlendirilmiş. Saldırının sosyal medya ayağı hazır bekletilirken, baro kanadı hemen devreye konmuş, siyasi kanat ise hazır kıta bekletiliyor.
Dünyanın hiçbir demokratik hukuk devletinde böyle bir şey görmeniz mümkün değildir. Ortada bir linç girişimi vardır, linç girişimini destekleyen bir güruh vardır, bu güruhu aklamaya çalışan bir siyasi irade vardır ve hepsinden de önemlisi olayları sadece izleyen bir yargı vardır.
Evet, sosyal medya üzerinden en küçük iktidar eleştirilerini dahi hakaret sayarak soruşturmalar açan yargı maalesef günlerdir suçu ve suçluyu öven, insanları suç işlemeye teşvik eden, adeta iç savaş çığırtkanlığı yapan sosyal medya kullanıcıları ile ilgili hiçbir işlem yapmıyor..
Ve bu arada, kamuoyu bu noktalara kilitlenmişken YSK İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptali için yapılan itirazlar konusunda eşi benzeri görülmemiş nedenler üzerinden araştırma yapılmasına karar veriyor…
Peş peşe gelişen olaylar açıkça gösteriyor ki; birileri ülkeyi karıştırmaya, insanları sokağa çekmeye çalışıyor. Bu oyunlara gelinmemeli. Suça sahip çıkmak, suçu ve suçluyu övmek ve bunları aklamaya çalışmak toplumsal çatışmalara yol açar; bunu sağduyu sahibi her insan rahatlıklar görebilir, anlayabilir. Biraz dikkat lütfen, bu ülke bizim…
