Jandarma Lojistik Komutanı Türk askerinin operasyonlarda giydiği kış donanımı kıyafetlerini basına anlatmış . Diyor ki; Jandarma Özel Harekât ve Komando birliklerimiz her türlü iklim ve arazi koşullarında görev yapabilecek şekilde eğitilmektedirler. Olumsuz hava koşullarından etkilenmemek için gerekli kıyafet ve teçhizat için de donatılmışlardır. Tam teçhizatlı bir komando personelimiz soğuk iklim elbisesi içinde, soğuk iklim eldiveni, soğuk iklim botu giymiş vaziyette. Soğuk iklim kıyafetinden ayrı olarak çift katlı polar mont ve ısınmayı artırıcı kar başlığı. Karlı havalarda da beyaz başlık olarak kullanılmaktadır. Ayrıca yağışlı havalarda kardan korunmak amacıyla panço kıyafetimiz mevcuttur. Hepsini birlikte kullandığımızda eksi 40’a kadar koruma sağlamaktadır. Uyku tulumlarımız, dağ çadırlarımız mevcut. Ayrıca bunlara ilave alarak yeni tip soğuk iklim kıyafeti tüm birliklerimize geçen hafta itibariyle gönderildi. Pusu ve mevzi için giyilebilir uyku tulumu tedariklerine de başladık. Yine soğuk iklim botlarının, koruyucu özelliklerini artırıcı planımız ARGE kapsamında yapıldı, birliklerimize ulaştırmayı hedefliyoruz. Soğuk havalarda kimyasal vücut ısıtıcıları da mevcuttur.
Sizi bilmem; ama ben okurken sıkıldım. Yukarda yazılanların tamamı Jandarma Lojistik Komutanına ait; bu ifadeler doğru ise Tunceli’nin Nazımiye ilçesi Sarıyayla köyü kırsalında operasyona çıkan Jandarma Özel Harekât (JÖH) timindeki Uzman Çavuşlar Asım Türkel ve Çavuş Ferruh Dikmen’in donarak ya da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun deyimiyle “Hipotermi” nedeniyle şehit düşmesi nasıl açıklanabilir?
Ya birileri yalan söylüyor ya da birileri bir şeyler gizliyor. Bunca yıldır, teröre bunca şehit veren bir ülke olarak, doğruları bilme hakkımız yok mu? Bu iki gencimiz “Uzman Çavuşlar Asım Türkel ve Çavuş Ferruh Dikmen” neden ve nasıl Şehit oldular? Bir ihmal ya da kusur var mı? Varsa nasıl bir ihmal, nasıl bir kusur var? Bu ihmal ya da kusurların sorumluları kim ya da kimler? Şehitlerimizin ruhlarının huzura kavuşması, yürekleri sızlayan ailelerin teselli bulması, infiale kapılan toplumun biraz olsun sakinleşmesi için bu sorulan cevaplanması gerekiyor. Kim tarafından mı? Elbette ki siyasi irade tarafından…
